Paylaşım Alemi
Paylaşım Alemi
+ Cevap Ver + Yeni Konu aç
12 SonSon
  1. Ankara tarihi ve tarihi resimleri

    Sponsonlu Bağlantılar

    ANKARANIN TARİHİ YERLERİ, ankara evleri, tarihi evler, eski evler, eski tarihi evler, ankaranın tarihi eserleri, tarihi eser evler, eski istanbul evleri, ankara tarihi yerleri, ankaranın meşhur yerleri, kilisin tarihi yerleri, ankaradaki tarihi eserler, eski osmanlı evleri, ankara tarihi, eski istanbul evleri nasıldı, tarihi ev, ankara tarihi eserler, tarihi ankara evleri, eski ev resimleri, ankara tarihi yerler, ankaranın en güzel yerleri, tarihi eski evler, ankaranın tarihi güzellikleri, kilisin tarihi evleri, ankara tarihi eserleri




    Ankara Tarihi Tunç Çağı Hatti uygarlığına kadar uzanmaktadır. Bunu milattan önce ikinci milenyumda Hitit uygarlığı dönemi, milattan önce onuncu yüzyıldaki Frigya uygarlığı dönemi, ve sonra Lidyalılar, Persler, Makedonyalılar, Galatyalılar, Roma İmparatorluğu, Bizans İmparatorluğu, Selçuklular, ve Osmanlı İmparatorluğu dönemleri takip etmektedir.

    İsim:  eski_ankara_namazgah.jpg
Görüntüleme: 374
Büyüklük:  16,8 KB (Kilobyte)

    Eski Ankara ResmiAnkara 3000 yıl kadar önce kurulmuştu. Galatlar bu kente “durduran yol kesen” anlamına gelen Ankyra adını verdiler. Bu deyim daha sonra gemicilikte kullanılarak gemi çapası (Anchor) anlamını aldı. Deyimin bugün Kale’nin bulunduğu kayalık alanın konumu yüzünden düşünüldüğü anlaşılmaktadır. Bir de Engürü vardır Ankara’nın isimleri arasında. Söylenceye göre bu adın aslı Farsça “üzüm” sözcüğünün karşılığı olan “Engür”dür. Engürü adı da bir zamanların bağlık bahçelik Ankara’sını çok güzel anlatan adlardandır. Sırası gelmişken belirtelim ki Ankara ve çevresi üzümün anavatanıdır. En iyi şarapların da Çankaya’nın Kavaklıdere’sinde yapıldığı bilinir.
    İsim:  ankara-tarihi.jpg
Görüntüleme: 459
Büyüklük:  61,6 KB (Kilobyte)

    Ankara’nın kurucularına ilişkin iddialar bir değil ikidir. Uzmanlar Ankara’yı ünlü bir baba oğul arasında kime mal edeceklerini şaşırırlar. Bir rivayete göre Ankara’nın kurucusu Frig Kralı Gordios’tur. Bir rivayete göre de onun oğlu Midas’tır.
    Hititler döneminde Ankara bir askeri garnizon olarak kullanıldı. Daha sonra bu alanda Frigyalılar egemen oldular ve kenti kuran da onlar oldu.

    İsim:  Res_Gestae.jpg
Görüntüleme: 363
Büyüklük:  26,9 KB (Kilobyte)

    Ankara TarihiM.O. 700′den sonra kentin yeni hakimleri olarak Lidyalılar’ı görüyoruz. M.O. 547 tarihinden itibaren de iki yüzyıl kadar kent ve bölge Pers egemenliği altında kaldı.
    M.O. 333 yılında Büyük İskender kenti Makedon-Helen egemenliğine soktu. Gordion’un ünlü ve efsanevi kördüğümünü çözemeyince kılıcıyla kesen İskender’in yörede bir süre kaldığı biliniyor.

    İsim:  ankara-osmanli.jpg
Görüntüleme: 391
Büyüklük:  21,3 KB (Kilobyte)

    Bu dönemde Anadolu’ya gelen savaşçı kavim Galatlar eski Ankara Kalesi’ni yapmışlardır. Daha sonra bölgede siyasal birliği kuran Romalılar M.Ö. 189 yılında Galatlar yenerek Ankara’yı ele geçirmişlerdir. Roma döneminde Ankara ulaşım sistemini oluşturan önemli yollardan birinin üzerinde bulunmaktaydı. Kent Roma döneminde içişlerinde bağımsız ve demokratik yapıda yönetilmiştir.. Bu dönemde halk tarafından “ Demoj ” ve “ Bule ” adı verilen iki ayrı gruptan oluşan bir belediye meclisi seçilirdi. Bu Meclisler bütün gereksinimlerini saptardı ve böylece kentin iç yönetiminde Kent meclisi ve Halk Meclisi bütün kararları almak yetkisine sahip olurdu. Bu dönemde kentin alt yapısı tamamlanmış, kente 60 Km uzaklıktaki Elmadağ’dan taş borularla getirilen su mahallelere dağıtılmıştır.

    M.S. 3. Yüzyıl ortalarında Roma İmparatorluğu’ndan ortaya çıkan Sosyal ve ekonomik çöküntüye paralel olarak kent o günlere kadar koruduğu açık kent niteliğini yitirmiş ve çevresi surlarla çevrilmiştir. İmparatorluk beşkenti İstanbul’a taşınınca, Bizans döneminde Ankara’dan geçen ve başkenti doğuya bağlayan yolların önemi daha da artmıştır. M.S. 10. yüzyıla kadar Ankara Diğer Bizans Kentleri gibi para ekonomisinin geliştiği, örgütlü bir ekonomik yapısı olan önemli bir merkez özelliği kazandırmıştır. Bu dönemde, kent planının temel öğeleri; kent düşman saldırılarına karşı koruyan kalın surlar, pazar yeri işlevini gören agora ve kilisesidir. Ayrıca tahıl depoları, ambarlar ve hamamlar işlevlerini sürdüren diğer önemli ögelerdir.

    Şehir 272 yılında İmparator Aurelian kontrolündeki Roma İmparatorluğuna tekrar bağlandı. Diocletian (284-305) tarafından çoklu (dörde kadar) yöneticilerin bulunduğu bir sistem olan tetrarşi yürürlüğe sokuldu ve önemli bir program olan yeniden yapılanma ve Ankara'nın batısına Germe ve Dorylaeum (şimdiki Eskişehir) doğru yol yapım çalışmalarına girişildi.

    Altınçağında Roma Ankarası büyük bir pazar ve ticaret merkezi olmasının yanında aynı zamanda büyük yönetim sarayları ve ofisleri olan şehrin resmi önemli kurallarının konduğu Praetoriumları barındıran büyük bir yönetim merkezi olarak da görev yapmaktaydı. 3.yüzyıl boyunca Ankara'da yaşam, tıpkı diğer Anadolu şehirlerinde olduğu gibi askeri olarak işgal girişimlerine karşı koyma ve şehrin ayakta durmasını sağlamaya yönelikti. Ankara'nın tarihi Bronz Çağ'da Hitit medeniyetine kadar götürülebilir ve sonra sırasıyla milattan önce 2.milenyumda Hititler, M.Ö 10.yüzyılda Frigyalılar, daha sonrasındaysa Lidya, Persler, Makedonya, Galatya, Romalılar, Bizanslar, Selçuklular ve Osmanlıların hakimiyetine girmiştir.

    Ankara yakınlarındaki Kallippi'nin bilinmeyen bir köyünün yerlileri, Proklos ve Hilarios'un da dahil olduğu o zamanların şehitleri İmparator Trajan (98-117)'ın büyük baskısına maruz kalmışlardı. M.S. 280'de biliyoruz ki güney Anadoludan bir mısır tüccarı olan Philumenos ve Eustathius yakalanmışlar ve Ankara'da şehit edilmişlerdir.

    Diğer Roma şehirlerinde olduğu gibi, Diocletian devri Hristiyanlar üzerindeki baskının doruk noktasına ulaştığı dönemi göstermektedir. 303 yılında, Ankara İmparator yardımcısı Diocletian ve onun vekili Galerius'un Hristiyan karşıtı zulümlere giriştiği şehirlerden biriydi. Ankara'daki ilk hedefleri ismi Clement olan kentin 38 yaşındaki piskoposuydu. Clement yaşamında, önce Romaya getirilmiş sonra ordan geri yollanmıştır ve o,kardeşi ve birçok yandaşı ölüme yollanmadan önce birçok sorgu ve cefaya katlanmak zorunda bırakılmışlardır. St. Clement kilisesinin kalıntıları bugün Ulus Meydanındaki Işıklar Caddesinde bulunabilir. Büyük ihtimalle Clement'in buralara gömüldüğü düşünülmektedir. Dört yıl sonra şehrin Plato isimli doktoru ve kardeşi Antiochus Galerius tarafından şehit edilmişlerdir. Sonradan Theodotus'a aziz olarak saygı gösterilmiştir.

    Fakat zulümler başarısız olmuştur ve 314'te Ankara zulümler sonrası Hristiyan kilisesinin yeniden yapılanmasında dini hükümlerin belirlendiği kilisenin önemli bir merkezi olmuştur ve asıl olarak buraya 'lapsi'&mdash denilen baskı süresince teslim olmuş ve paganizmi benimsemiş olan Hristiyanlar yerleşmişlerdir. 4. yüzyıl boyunca Galatya'nın Asyadaki resmi başkentinde üç meclis toplanmıştır. İlki bir ortodoks genel kilise meclisi 314 yılında toplandı onların 25 disiplin kanunları Pişmanlık Ayinleri yönetiminin o zamandaki en önemli belgelerinden birini meydana getirmiştir. Onlardan dokuz tanesi lapsilerin barışlarıyla ilgili durumla alakalı, diğerleri ise evlilik, kilisenin özelliklerine yabancılaşma vb. konuları içermekteydi.

    Clement zamanında Ankara'da Paganizm dini sendelemeye uğrasa da hala en yaygın inanç olma özelliğini sürdürmekteydi. Yirmi yıl sonra, Hristiyanlık ve tektanrıcılık onun yerini almış oldu. Ankara birdenbire günlük yaşamı keşişler, papazlar ve din kavgalarının sardığı bir Hristiyan şehrine dönmüştü. Şehir meclisi ve senatosu piskoposlara yerel temsilcilik görevi vermişlerdir. 4. yüzyılın ortaları boyunca Ankara Hristyanlığın doğasındaki karmaşık din kavgaları ve onun bir türü olan Aryanizm'in doğuşuna bağlı tartışmalarla sarılmıştır.

    358'de kilise meclisi Ankara Kralının yönettiği Yarı-Aryan bir meclisti. Bu meclis Aryan blasfemilerini mahkûm etmişti çünkü onların kafir öğretileri İsa kavramı herşeyiyle Tanrısal olanlara benzer gibi görünmekte fakat gerçekte tamamen farklıydılar.

    4. yüzyılın ortalarında Ankara, imparatorluğun tatil mekanı haline geldi. Constantinople Doğu Roma'nın merkezi olduktan sonra imparatorlar, 4. ve 5. yüzyıllarda dinlenmek üzere İstanbul Boğazı'nın nemli havası yerine, Ankara'nın daha kuru dağlık atmosferini tercih etmişlerdir. II. Theodosius (408-450) yazları sarayını Ankara'ya taşımaktadır. Ankara'da çıkarılan kanunlar, onun orada geçirdiği zamanları kanıtlamaktadır.

    Şehrin askeri, özellikle de lojistik önemi uzun Bizans devri boyunca sürdü. Ankara 6.yüzyıldan sonra birçok kez türlü Arap ordularının eline geçse de, 11. yüzyılın sonuna kadar Bizans İmparatorluğu'nun önemli bir yanyolu olmayı sürdürmüştür.

    Selçuklu ve Osmanlı Süreci

    1071 yılında, Selçuklu Sultan'ı Alparslan Malazgirt zaferiyle Türklere Anadolunun kapılarını açmıştır. Daha sonra 1073'te önemli bir askeri geçiş güzergahı olan ve doğal kaynaklara sahip olan Ankara'yı ülkesine eklemiştir. Osmanlı İmparatorluğu'nun ikinci sultanı Orhan Bey, 1356 yılında şehri fethetti. Diğer bir Türk asıllı kumandan olan Timur 1402 yılında Ankara Savaşında Osmanlıları yenerek şehrin hakimiyetini ele geçirdi fakat 1403'te Ankara tekrar Osmanlı Devleti'nin kontrolü altına girmiştir.

    Osmanlı Devleti'nin I. Dünya Savaşı'ndan yenik ayrılmasıyla, Osmanlı başkenti İstanbul ve Anadolu'nun büyük bir kısmı İtilaf Devletleri tarafından istila edildi ve Türklere merkez Asya Bölgesinde çok küçük bir alan bırakarak buraları İngiltere, Fransa, İtalya ve Yunanistan kendi aralarında paylaşmak istediler. Buna cevaben, Türk Milli Mücadelesi'nin lideri Kemal Atatürk, 1920'de Ankara'da direniş hareketinin başlangıcını resmi olarak ilan etti. (Bkz. Sèvr Antlaşması ve Kurtuluş Savaşı). Kurtuluş Savaşı'nın kazanılmasından sonra, Türk Milleti 29 Ekim 1923'te cumhuriyeti ilan ederek Osmanlı Devleti yerine Türkiye Cumhuriyeti'ni kurmuştur. Bundan birkaç gün önce 13 Ekim 1923'te Ankara İstanbul'un yerine Türkiye'nin yeni başkenti olarak ilan edilmiştir.

    Ankara ve Türkiye Cumhuriyeti

    Ankara 19201924'te hazırlanan imar planı 1932'de hazırlanan, Jansen Planı olarak ta bilinen imar planıAnkara yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nin başkenti olduktan sonra, yeni gelişmeler şehri eski bölümlerin olduğu Ulus ve yeni kısmı olan Yenişehir olmak üzere böldü. Roma, Bizans ve Osmanlı tarihini anımsatan eski yapılar ve darca uzanan sokaklar eski bölümü temsil etmekteydi. Yeni kısım ise şimdiki Kızılay civarında olan bölüm, geniş caddeleri, otelleri, tiyatroları, alışveriş merkezleri ve yüksek binalarıyla daha modern görünüme sahip bir şehir yapısına sahipti. Hükümet binaları ve yabancı elçilikler ayrıca bu yeni kısımda bulunmaktaydı.

    Ankara başkent olmadan büyük şehir merkezine sahip dünyanın en eski başkentlerinden biridir, Londra, Paris veya Madrid; hatta İstanbul'dan daha eski bir geçmişi vardır. Şimdiki İstanbul, o zamanlar Bizans'ın Roma eyalet şehirlerinden biri olmakla birlikte, 324 yılında Roma İmparatorluğu'nun yeni başkenti haline gelmişken, Ankara hala Türkiye'nin kuzey yarısının çoğuna hakim önemli bir yönetim merkezi olma konumundaydı.

    Ankara’nın önemi Kurtuluş Savaşı ile birlikte artmıştır. Gazi Mustafa Kemal ve arkadaşları Ulusal Kurtuluş Savaşı’nı Ankara’dan yönetmişler. İlk Ulusal Meclis yine Ankara’da toplanmıştır.

    Ankara, Türkiye Cumhuriyeti’nin başkenti olduktan sonra hızlı bir gelişme göstermiş, bir yandan Prof. Hermann Jansen’in hazırladığı kent planı çerçevesinin de İmar hareketleri hızkanırken diğer yandan, kamu yönemitinin başlıca kurumları kentte örgütlenmeye başlamıştır.

    Nüfus’u 1920’lerde 25.000 dolaylarında olan kent büyümüş ve 1990’lı yıllarda 4 milyona ulaşmıştır.


    Ankara tarihi ve tarihi resimleri-ankaragar.jpg


    Ankara tarihi ve tarihi resimleri-13741d1230280363-ankara-bent-deresi.jpg


    Ankara tarihi ve tarihi resimleri-13740d1230280363-ankara.jpg


    Ankara tarihi ve tarihi resimleri-ankaranin_tarihi.jpg


    Ankara Palas'ın Tarihçesi


    Cumhuriyetin ilk yıllarında Mebusan Kulübü olarak yapılması düşünülen
    Ankara Palas'ın ilk tasarımı Mimar Vedat TEK tarafından hazırlanmıştır. Binanın yapımına 1924 yılında başlanmış, ancak yapının temeli atıldıktan sonra Vedat Bey işi bırakınca yarım kalan bina, Mimar Kemalettin Bey'in yeni tasarımına göre tamamlanmıştır.

    Mimar Kemalettin Bey'in 13 Temmuz 1927'de yapımı tamamlanmayan inşaat şantiyesinde öldüğü nazar-ı dikkate alınacak olursa, binanın ancak 1927 yılı sonbaharında tamamlanarak işletmeye açılmış olabileceği düşünülmektedir.

    Ankara tarihi ve tarihi resimleri-ankarapalas.jpg

    Ankara tarihi ve tarihi resimleri-eski-ankara.jpg



12 SonSon

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 12
    Son Mesaj: 08-16-2013, 20:02
  2. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 12-18-2012, 18:34
  3. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 12-13-2012, 13:55
  4. Cevaplar: 14
    Son Mesaj: 12-12-2012, 22:28
  5. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 12-12-2012, 19:54

Bu Konudaki Etiketler

135421ktor2548 Kırmızı alandaki rakam ve harfleri girin

Ankara tarihi ve tarihi resimleri Yer İstanbul , 34, TR incelenme 2183 kişi oylama: 4.5 / 5
Yukarı Fırlat