Paylaşım Alemi
Paylaşım Alemi
+ Cevap Ver + Yeni Konu aç
  1. Esneme hastalıkmıdır,esnemenin nedenleri,surekli esniyorum

    Sponsonlu Bağlantılar

    Esnemek Nedir,Esneme Hastalığı Nedenleri,esnemek neden olur,sürekli esneme,sürekli esnemek neden olur,esneme neden olur,çok esnemenin nedenleri,devamlı esnemek,esnemek hastalıkmıdır,esneme hastalığı,sürekli esneme nedenleri ,çok esnemek hastalıkmıdır,esnemenin nedenleri,surekli esniyorum,esneme nedenleri,cok esnemek,çok esnemek nedendir ,sürekli esnemenin nedenleri,fazla esnemek,çok esnemek nedir

    İsim:  fft20_mf14334.jpg
Görüntüleme: 3111
Büyüklük:  10,3 KB (Kilobyte)


    Esnemek Nedir, Neden Esneriz, Esneme Hastalığı Nedenleri
    Esneme konusunda bugüne kadar oldukça çok araş*tırma yapıldı. îlim adamları bugüne kadar esneme konu*sunda bilinenleri ve tahmin edilenleri doğruladılar. Biz insanlar genellikle gece yatma saati sıralarında veya sa*bah kalktıktan sonraki saat içinde en fazla esniyoruz. Ay*rıca canımız sıkıldığında esnememiz geliyor. Esnemenin “bulaşıcı” olduğunu biliyoruz. Yanımızdaki esnerse ne*dense bizi de esneme alıyor… Ancak insan ve hayvanların neden dolayı esnedikleri konusunda ise fizyologlar bize fazla bir şey söyleyemiyor.

    Bir grup ilim adamı, esneme için öne sürülen oksijen azlığının ve karbondioksit fazlalığının doğru olmadığını-belirtti. Bu gazların karışımını farklı ölçülerde alan de*neklerin bireysel esneme ihtiyaçlarında bir değişiklik gö*rülmedi.
    Öyle görülüyor ki, esnemenin nefes alıp verme ile iliş*kisi sanıldığından çok daha az veya hiç yok. Esnemeye ta*mamen farklı mekanizmalar yol açıyor. ...
    ..................................
    Yeni yapılan araştırmada ortaya çıkan bulgular, yorulduğumuz zaman niçin esnediğimizi açıklıyor. Esnemek, beyni serinletiyor ve daha randımanlı çalışmasını sağlıyor.

    Esnemenin birincil amacı beyin sıcaklığını kontrol altına almak olduğunu açıklayan araştırmacılar, ortaya çıkan bulguların uykudan önce ve sonra niçin esnediğimiz, niçin belirli hastalıkların esnemeye yol açtığı, burundan nefes aldığımızda ve alnımız serinleyince esnemenin niçin durduğu gibi esneme hakkındaki çeşitli sırları çözdüğünü belirtiyorlar.

    Binghamton Üniversitesi Bİyoloji bölümü`nde araştırmacı Andrew Gallup, `Beyin bilgisayarlar gibidir. Serinlediği zaman daha iyi çalışır.ESnemek de beyni serinletiyor ve dolayısıyla daha randımanlı çalışmasına yol açıyor. Başka bir deyişle esneme bilgisayarlardaki vantilatörün işlevini görüyor` dedi.

    Gallup ve meslektaşları mİChael miller ve Profesör Anne Clark, papağanlarda esnemeyi analiz ettiler. Çünkü avustralya da yaşayan bu papağanlar nispeten daha büyük beyine sahipler. kuş çalışması için bilim adamları papağanları artan sıcaklık, yüksek sıcaklık ve kontrollü sıcaklık şeklinde 3 farklı koşula maruz bıraktılar. Esneme son iki koşul boyunca artmazken, ortam sıcaklığını arttırdıklarında kuşun esnemesi de iki kat arttı. Araştırmacılar, esnemenin kuşlar ve memeliler için radyatör gibi çalıştığına inanıyorlar. Atmosferdeki hava beyinden ve vücut sıcaklığından daha soğuk olursa, beyini serinletir ve hatta kan akışını değiştirir.

    Yeni bulgular aynı zamanda yorgun insanların niçin sık sık esnediğini de açıklıyor. Yorgunluk ve uykusuzluğun esnemeyi harekete geçirerek beyin sıcaklığını artırdığı görüldü. Esnemenin beynin uyku halinden uyanıklık dönemine geçerken bu geçici hallerini kolaylaştırdığı görüldü. Gelecekte araştırmacılar, beyin sıcaklığı ve bunun hastalıklar ile belirtiler üzerindeki rolüne daha fazla odaklanacakları belirtiliyor. Fakat esnemeyle ilgili bu yeni çalışma esnemenin can sıkıntısı belirtisi olduğu konusundaki popüler teoriyi değiştirdi.

    Değişik bulgular ortaya çıkmakta .Araştırmaya ve okumaya devam ...
    --------------------
    Esnemek ve Aksırmak :

    Hz Resulullah, mübarek sözlerinde içgüdüsel bir davranış olan esnemeyi şiddetle men ederken, aksırmayı ise makul bir hareket olarak karşılamaktadır. Mistisizmin evrenselliği yansıttığını ve müsbet bilimle örtüştüğünü göz önüne aldığımızda, söz konusu uyarıların mutlaka bir nedeni olmalıdır diye düşünüyoruz.

    Aşağıdaki örnekler, bu olayın neden-sonuç ilişkisinin doğru kurulması bakımından dikkât çekicidir:

    -Ebû Hüreyre ‘ den rivâyete göre, Nebî (sav) şöyle buyurmuştur: (Kulun medâr-ı sıhhat ve hiffeti olan) aksırığa Allah muhabbet eder. (Eser-i gaflet olan) esnemeyi de fenâ görür. Ey mü'minler! Sizin biriniz aksırıp Allah'a hamd ederse onun “Elhamdülillah” dediğini işiten her Müslümana “Yerhamükellah” diye mukabele etmek, aksıran mü'min için hak olur. Esnemeye gelince, şüphesiz o, şeytandandır. Biriniz esnemek hâli geldiğinde gücü yettiği derecede onu gidermeye çalışsın! Çünkü biriniz esneyip (ha) diye ağzını ayırınca onun gafletine şeytan güler.

    -Ebû Hüreyre 'den gelen rivâyete göre Nebî (s.a.v) :
    [Esnemek şeytandandır. Sizden biriniz esneyeceği zaman, gücü yettiği kadar onu karşılasın. Çünkü sizin biriniz (esnerken mübâlâğa ederek) "Haaa" deyince şeytan (sevincinden) güler] buyurmuştur.

    Diğer yandan 18 Şubat 2002 tarihli ***** gazetesinde konuyla ilgili şöyle bir haber yer almaktadır:

    “Niçin esneriz !

    Esneme hakkında pek çok şey bilinmesine karşın, niçin bulaşıcı olduğu konusunda çok az şey biliniyor.
    Cornell Üniversitesi Uyku Merkezi profesörlerinden James Maas, esnemenin nedenlerini şöyle açıklıyor: ‘‘Esneme, kültür farkı gözetmeden tüm insanlarda görülen biyolojik bir olaydır. “
    Hipokrat’a göre esnemekle ciğerlerdeki kötü hava dışarı çıkıyor. Fransız doktor Olivie Walusinski ‘esneme kas gerginliğinin azalmasıyla başlayan bir refleks.’ diyor. Bu araştırmacıya göre, insanların yüzde 90’ı günde 1-15 kez arası esniyor. Günde 209’ dan fazla esnemek sosyal engel yaratıyor. Bazı uç örneklerde 5-6 dakikada bir esneme görülüyor. Belirli frekansın üstüne çıkan esneme, bazı bozuklukların işareti olabilir. İnsanların yüzde 75’i sabah, yüzde 50’si gün sonunda, yüzde 30 kadarı da yemeklerden sonra esniyor. Gerinirken esneme ise yüzde 47.
    Herkesin aynı anda esnemeye başlamasını sosyal bir işaret olarak yorumlayan Uyku ve Rüya Ansiklopedisi, esneme konusunda şunları yazıyor: ‘İnsan cenini, esnemeye ilk üç aylık sürenin sonunda başlıyor. Normal olarak esneme 6 saniye sürer. Uykusu gelen insanların esnediği doğrudur. Ancak ilk atlayışını yapacak paraşütçülerin de esnediği bilinen bir gerçektir.’

    Amerikalı psikoloji profesörü, öğrencilerine esneme görüntüleri izletti ve esnemenin bulaşıcı olduğunu gösterdi. İnsanların yüzde 70’i bir başkasını esnerken gördüğünde esniyor.”

    Metinde görüleceği üzere esneme can sıkıntısı, uyku başlangıcı, anksiyete, ( sinirlilik, asabi olma hali ) uykusuzluk gibi nedenlere bağlı. Ayrıca dopamin, serotonin gibi farklı sinir iletici maddelerini devreye sokuyor.
    İnsana aşırı bir şekilde gelen rahatlık sırasında şeytan devreye girerek o birime istediği bir fikri ilka etmekte zorlanmıyor. Veya onun gevşemesini kolaylaştıracak bazı fikirleri göndererek esnemesine sebep oluyor. Sonunda Efendimizin söylediği üzere onunla alay ediyor.
    Esneyen insanı, yediği yumruklar sonucunda gardını düşüren bir boksöre benzetebiliriz.

    Aksırmada ise fiziki açıdan tam tersi bir durum arz etmektedir. Aksıran insan ister istemez kendini kasar. Bu işlevde normalden fazla miktarda kan beyne hücum edip beyin için yeterli oksijen ve glikozu temin edecektir. Beynin bu konumda daha aktif bir pozisyona gireceğini düşünen Hz. Muhammed, özel bir kelimenin okunmasıyla ruha girdinin olacağını ve ruhun bu anda bir pozitif enerji kazanabileceğini ifade ediyor.

    Hz. Muhammed, üzerinde düşünme zahmetine bile katlanmadığımız çok önemli zararları ve yararlı hareketlerin getirilerini bundan 1400 yıl öncesinde bizlere bildirmekte, bireyin daima bilinçli davranarak yeterli önlemleri almasını hatırlatmaktadır


  2. Çok esnemek, her zaman sürekli esneme neden olur zararlımıdır hastalıkmıdır
    Esnemek Nedir Esneme Hastaligi Nedenleri


    İsim:  neden_esneriz.jpg
Görüntüleme: 3213
Büyüklük:  57,5 KB (Kilobyte)

    Esnemek Nedir, Neden Esneriz, Esneme Hastalığı Nedenleri

    Esneme konusunda bugüne kadar oldukça çok araş*tırma yapıldı. îlim adamları bugüne kadar esneme konu*sunda bilinenleri ve tahmin edilenleri doğruladılar. Biz insanlar genellikle gece yatma saati sıralarında veya sa*bah kalktıktan sonraki saat içinde en fazla esniyoruz. Ay*rıca canımız sıkıldığında esnememiz geliyor. Esnemenin “bulaşıcı” olduğunu biliyoruz. Yanımızdaki esnerse ne*dense bizi de esneme alıyor… Ancak insan ve hayvanların neden dolayı esnedikleri konusunda ise fizyologlar bize fazla bir şey söyleyemiyor.

    Bir grup ilim adamı, esneme için öne sürülen oksijen azlığının ve karbondioksit fazlalığının doğru olmadığını-belirtti. Bu gazların karışımını farklı ölçülerde alan de*neklerin bireysel esneme ihtiyaçlarında bir değişiklik gö*rülmedi.

    Öyle görülüyor ki, esnemenin nefes alıp verme ile iliş*kisi sanıldığından çok daha az veya hiç yok. Esnemeye ta*mamen farklı mekanizmalar yol açıyor.
    Niçin Esniyoruz ?
    İsim:  Esneme_1.JPG
Görüntüleme: 3183
Büyüklük:  46,7 KB (Kilobyte)
    Sabahtan beri çok ilginçtir, o kadar çok esnedim ki, ben bile kendi halime şaşırdım. Önce “uykusuz muyum acaba” diye düşündüm. Malum, Ramazan dolayısı ile sahura kalkılıyor, uyku bölünüyor, sabah belli bir saatte tekrar kalkılıp işe geliniyor. Ama sonra “ eğer uykusuzluktan olsa, oturduğun yerde uyuklarsın” dedim kendime. Doğru !. Ama öyle bir durum da söz konusu değil, yani oturduğum yerde uyuklamıyorum, öyle uykuluymuş gibi de dolaşmıyorum ortalarda.. Peki ne ola ki bunun sebebi dedim ve biraz araştırdım. Elde ettiğim bilgileri sizinle paylaşmak isterim..

    Çok değişik bilgiler var bu hususta. Bilimsel olanların yanı sıra, halk arasında takılan isimler de yok değil hani !. Mesela, esnemek gayet doğal bir hadise olmasına rağmen ağız kapatılmadığında terbiyesizlik olarak nitelendirilir ve akabinde su cümleler kullanılır.

    “yavaş ağzını kapat ceyran yapıyor” ya da “ ağzını kapat, sinek kaçacak !”

    Hollandalı bilim adamları da ” bilerek ya da bilmeyerek esnemenin ‘sekse davet’ anlamına geldiğini ve esnemenin antidepresan ilaçların kullanımı sırasında kendiliğinden orgazmlara neden olduğunu, esneyen kişinin bilinçaltındaki cinsel isteğin, karşı cins tarafından da kolayca algılanabileceğini” iddia ediyorlarmış.

    O zaman işyerinde, sokakta ya da otobüste esnerken dikkatli olmakta fayda var. Maazallah, karşınızdaki kişi, sizin onu “sekse davet ettiğinizi zannederse”, olanları düşünemiyorum vallahi !..

    İslami kayıtlara göre ise esnemek bakın nasıl yorumlanıyor?

    “Resûlullah -sallallâhu aleyhi ve sellem- de esnemenin ise şeytandan geldiğine dikkat çekerek: Biriniz esneyeceği zaman gücü nispetinde onu gidermeye çalışsın. (Ağzını açarak hâh demesin). Çünkü bir kimse esnediğinde şeytan ona güler. (Buhârî, Edeb, 125) buyurmuştur. Ayrıca esnemeye sebep olan durumlardan her biri şeytanın hoşlandığı işlerdir. Bu sebeple esnemek uygun bir davranış değildir. Mümkün mertebe önüne geçilmesi, her şeye rağmen engellenemediği durumlarda ise ağzın el ile kapatılması gerekir.”

    Yukarıdaki hadis-i şerifte de anlaşıldığı üzere, esneme eylemi, “şeytandan geldiğine” dikkat çekilen bir eylem olarak değerlendiriliyor. Aslında, genel olarak esneme, çok yiyip içmek, karnı tıka basa doldurmak, hareketsizlik ve uyku hâlinin öne geçmesi gibi durumlardan kaynaklanan, istemsiz olarak meydana gelen bir durum olsa da başka anlatımlar da var.

    “Esnemek, uykusuzluk, yorgunluk veya can sıkıntısı sebebiyle kişinin gayr-i irâdi bir şekilde ağzını açarak uzunca nefes alıp vermesidir. Bu hâl, bir bakıma dalgınlık ve gaflet göstergesidir” şeklinde de ifadeler varsa da bu duruma modern bilimin bakış açısı biraz daha farklı. Modern tıp ve ilgili bilim uzmanlarına göre esneme eylemi için “beyin oksijen ihtiyacı duyduğunda gerçekleşen bir olay. Bulaşıcıdır. Bazen gözden yas getirir”şeklinde bir açıklaması var. Sanki daha makul bir açıklama gibi..

    Ayrıca, bu uzmanlar “esnerken beynimiz serinliyor” diye de ifade ediyorlar. Oldukça ilginç. Demek ki, normal zamanlarda, sebebi ne olursa olsun, beynimiz ısınabiliyormuş. Halk arasında “beynim pişti” derken acaba buna mı atıfta bulunuluyor ? Yok sanmıyorum !. Uzmanların “beyin ısınması” olarak nitelediği olay daha içsel bir olay olsa gerek. Ne de olsa kafatasımızın içinde neler olup bittiğini bilemeyiz değil mi ?

    Uzun yıllar, esnemenin sebepleri hep merak edildi ve araştırıldı. Kimi zaman bulaşıcı olduğu ya da uyku halinden kaynaklandığı söylendi. Hatta esneme ‘kandaki düşük oksijen seviyesi’yle de ilişkilendirildi. Bilim adamlarının neden esnediğimiz konusundaki son tezi ise şöyle. New York Üniversitesi psikoloji profesörü Andrew C. Gallup’a göre, neden esnediğimizi aslında kimse bilmiyor, ancak çok geçerli bir açıklaması var:“Esneme vücudun beyni serinletmesi için bir yöntem.”

    Prof. Gallup’un ekibi, yaptıkları çalışmalarda, deneklerin beyinlerinin ısındığı zamanlarda daha sık esnediğini gözlemlediklerini açıklamışlar. Esnemenin, vücudun diğer sistemleri yetersiz kaldığında, beyin sıcaklığını düzenlediği yönündeki teoriyi ispatlamak için de, insanların çevresinde birileri esneyince, hemen esnemeye başladıkları gerçeğinden hareket etmişler. Gönüllü denekler, gülen ya da esneyen insan görüntülerinin olduğu filmin oynatıldığı bir odaya alınmış. Gözlemciler deneklerin ne sıklıkta esnediğini incelemişler. Bazı deneklerden filmi izlerken burundan nefes almaları, daha sonra da alınlarına sıcak ya da serin tamponlar bastırmaları istenmiş. Beynin serinlemesini sağlayan alına buz konulması ve burundan nefes alınması sırasında, bulaşıcı esnemenin kesildiği gözlemlenmiş.

    Hepimizin, esnerken ağzımızı kapatmamız, bir nevi kibarlık göstergesi olsa da, hatta, bu durumun çevreye rahatsız edici bir görüntü vermemek ve ağzın içinin görünmesini önlemek için yapılan bir davranış şekli olarak düşünülse de, uzmanların bu davranışın kökeninde nezaket değil korku yattığını belirtiyorlar. Bu korku, esnerken yapılan derin nefes alıp verme sırasında ruhun, yani yaşamın ağızdan kaçarak vücudu terk etmesi korkusu. Biraz garip ama bana klasik ortaçağ bilinçsizliğini hatırlattı.

    Geçmiş tarihte, Ortadoğu diye adlandırdığımız bölgede yaşayan medeniyetlerde insanlar, yeni doğmuş ve yaşam savaşı veren bebeklerin çok sık esnediklerini gözlemlemişler. Bununla birlikte, bebeklerin sık sık esnemeleri, solunuma az da olsa destek olduğu sanılan fizyolojik bir davranış olmasına rağmen o zamanlarda çok yüksek oranda olan bebek ölümlerinden bu esneme olayı sorumlu tutmuşlar. Bebekler esnerlerken ağızlarını kapatamadıklarından ruhun oradan kolayca çıkıp gittiğine inanılmış. Bu nedenle Romalılar devrinde, doğumdan sonra birkaç ay süresince, annelerin esneyen bebeklerinin ağızlarını elleriyle kapatmaları zamanın alimleri tarafından tavsiye edilmiş. Bu şekilde, el ile kapatılan ağızdan ruhun kaçmaması için önlem alınmış oluyordu ama bir faydası daha vardı. İnsanlar esnemenin bulaşıcı olduğunu bir kişi esneyince çevresindekilerin de esnemeye başladığını gözlemlemişler. Yani esneme olayı sadece esneyen için değil çevresindekiler için de garip bir o kadar da masum bir tehlike yaratıyordu. Esnerken insanın hem kendisini hem de çevresindekileri korumak amacı ile ağzını kapatması ve esnerken başını bir başka yöne çevirmesi gibi esnedikten sonra karşısındakilere ‘affedersiniz’ demesi de ‘sizi de tehlikeye soktum’ anlamında bir özür ifadesi olarak” kabul edilmiş ve o zamanlardan günümüze kadar böyle gelmiş.

    İşte esnemenin ansiklopedik ve araştırmasal anlatımı böyle…


Benzer Konular

  1. Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 12-17-2012, 14:39
  2. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 12-09-2012, 02:20
  3. Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 12-08-2012, 18:05

Bu Konudaki Etiketler

Esneme hastalıkmıdır,esnemenin nedenleri,surekli esniyorum Yer İstanbul , 34, TR incelenme 4666 kişi oylama: 4.5 / 5
Yukarı Fırlat