Ziya paşa'nın terkib-i bend'inin tamamı

İsim:  1945-ZIYA-PASA-TERCIIBEND-VE-TERKIBIBEND__18764316_0.jpg
Görüntüleme: 381
Büyüklük:  47,6 KB (Kilobyte)


Terkîb-i Bend

1

Sâkî getir ol badeyi kim mâye-i candır
Ârâm-dih-i akl-ı melâmet-zedegândır

Ol mey ki olur saykal-ı dil ehl-i kemâle
Nâ-puhtelerin aklına bâdî-i ziyandır

Bir câm ile yap hatırı zîrâ dil-i vîrân
Mehcûr-ı hârâbat olalı hayli zamandır

Sâkî içelim aşkına rindân-ı Huda'nın
Rindân-ı Huda vâkıf-ı esrâr-ı nihandır

Sâkî içelim rağmına softa harisin
Kim maksadı Kevser emeli hûr-ı onandır

Aşk olsun o pîr-i mey-i perverde-i aşka
Kim badesi sad-sâle vü sâkîsi civandır

Pîr-i meye sor mes'elede var ise şübhen
Vaizlerin efsâneleri hep hezeyandır

Ben anladığım çarh ise bu çarh-ı çep-endâz
Yahşi görünür sureti amma ki yamandır

Benzer felek ol çenber-i fânûs-ı hayale
Kim nakş-ı temâsîli serî'ü'l-cereyandır

Sâkî bize mey sun ki dil-i tecrübet-âmûz
Endîşe-i encam ile vakf-ı halecandır

İç bade güzel sev var ise akl ü şuurun
Dünyâ var imiş yâ ki yok olmuş ne umurun

2

Yetmez mi bu kasrî reviş-i ağreb-i âlem
Bir menzile ermez mi aceb kevkeb-i âlem

Şimdi uyuyanlar o zamanda uyanırlar
Bir subha resîde olur âhir şeb-i âlem

Pâ-mâl eder encam kimin üstüne dönse
Ağâz edeli devre budur meşreb-i âlem

Bin böyle cihân-ı zer ü sîm olsa yetişmez
Mümkin mi ki is'af oluna matlab-ı âlem

Hâricden eğer olsa temaşasına imkân
Müdhiş görünür heykel-i müstağreb-i âlem

Almış yükünü şöyle ki seyrinde halelsiz
Bir zerre dahi kaldıramaz merkeb-i âlem

Ebnâ-yı beşerde kalacak mı bu muâdât
Bilmem ne zaman doğrulacak mezheb-i âlem

Her safhada bir şekl-i hakikat eder ibraz
Her gün çevirir bir varaka makleb-i âlem

Bin ders-i maârif okunur her varakında
Yâ Rab ne güzel mekteb olur mekteb-i âlem

Bu cism-i kesifin neresi merkez-i kuvvet
Yâ Rab ne matıyyeyle gezer kâleb-i âlem

Sübhâneke yâ men halaka'l-halka ve sevvâ
Sübhâneke sübhâneke sübhâneke el-fâ

3

Ey kudretine olmayan âğâz u tenâhî
Mümkin değil evsâfını idrâk kemâhî

Her nesne kılar varlığına hüsn-i şehâdet
Her zerre eder vahdetine arz-ı güvâhî

Hükmün kılar izhâr bu âsâr ile mihri
Emrin eder ibraz bu envâr ile mâhı

Dil-sîr-i bisât-ı ni'amın mürg-ı hevâyî
Sîr-âb-ı zülâl-i keremindir suda mâhî

Eyler keremin âteşi gül-zâr Halil'e
Mağlûb olur peşşeye Nemrûd-ı mübâhî

Zâlimlerin adlin ne zaman hâk edecektir
Mazlumların çıkmadadır göklere âhı

Bigânelere münhasır envâ'-ı huzûzât
Mihnet-zede-i aşkına mahsûs devâhî

Sensin eden ıdlâl nice ehl-i tarîki
Sensin eden ihdâ nice güm-geşte-i râhı

Hükmün ki ola mûciıb-i hayr ü şer-i ef’âl
Yâ Rab ne içindir bu evâmir bu nevâhî

Sendendir İlâhî yine bu mekr ü bu fitne
Bu mekr ü bu fitne yine sendendir İlâhî

Güftî bi-kün ü bâz zenî seng-i melâmet
Dest-i men ü dâmân-ı tu der-rûz-ı kıyamet

4

Bir katre içen çeşıne-i pür-hûn-ı fenadan
Başın alamaz bir dahi bârân-ı belâdan

Âsûde olanı dersen eğer gelme cihâna
Meydâna düşen kurtulamaz seng-i kazadan

SâbdtJtadem ol menkez-d me'mûn-ı rızâda
Vareste olup dâire-i havf u recâdan

Dursun kef-i hükmünde terâzû-yı adalet
Havfın var ise mahkeme-i rûz-ı cezadan

Her kim ki arar bûy-i vefa tâb'-ı beşerde
Benzer ana kim devlet umar zıll-i Hümâ'dan

Bî-baht olanın bağına bir katresi düşmen
Baran yerine dün- ü güher yağsa semâdan

Erbâb-ı kemâli çekemez nakıs olanlar
Rencide olur dîde-i huffâş ziyadan

Her âkile bir derd bu âlemde mukarrer
Rahat yaşamış var mı gürûh-ı ukalâdan

Hail etmediler bu lugazin sırrını kimse
Bin kafile geçti hukemâdan fuzalâdan

Kıl san'at-ı üstadı tahayyürle temâşâ
Dem urma eğer arif isen çûn u çerâdan

İdrâk-i maâlî bu küçük akla gerekmez
Zîrâ bu terâzû o kadar sıkleti çekmez

5

Dehrin ne safa var acaba sîm ü zerinde
İnsan bırakır hepsini hîn-i seferinde

Bir reng-i vefa var mı nazar kıl şu sipihrin
Ne leyl ü nehârında ne şems ü kamerinde

Seyr etdi hava üzre denir taht-ı Süleyman
Ol saltanatın yeller eser şimdi yerinde

Hürr olmak eğer ister isen olma cihanın
Zevkında safâsında gamında kederinde

Canan gide rindan dağıla mey ola rızân
Böyle gecenin hayr umulur mu seherinde

Hayr umma eğer sadr-ı cihan olsa da bi'1-farz
Her kim ki hasâset ola ırk u güllerinde

Yıldız arayıp gökte nice turfa müneccim
Gaflet ile görmez kuyuyu reh-güzerinde

Anlar iki verir lâf ile dünyâya nizâmât
Ban dürlü teseyyüb bulunur hanelerinde

Âyînesi iştir kişinin lâfa bakılmaz
Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde

Ben her ne kadar gördüm ise ba'zı mazarrat
Sâbit-kademim yine bu re'yin üzerinde

İnşâna sadâkat yaraşır görsede ikrah
Yardımcısıdır doğruların hazret-i Allah

6

Gadr ede reayasına vâlî-i eyâlet
Dünyâda vü ukbâda ne zillet ne rezalet

Lâyık mıdır inşân olana vakt-ı kazada
Hak zahir iken bâtıl için hükmü imâlet

Kâdî ola da'vâcı vü muhzır dahi şâhid
Ol mahkemenin hükmüne derler mi adalet

Ey mürtekib-i har bu ne zillet ki çekersin
Birkaç kuruşa müddet-i ömrünce hacâlet

La'net ola ol mâla ki tahsiline anın
Yâ dîn ola yâ ırz u ya nâmûs olan âlet

Âdem olanın hayr olur âdemlere kasdı
İnsanlığa insanda budur işte delâlet

İnsân ana derler ki ede kalb-i rakîki
Alâm-ı benî-nev'i ile kesb-i melâlet

Adem ana derler ki garazdan ola salim
Nefsinde dahi eyleye icrâ-yı adalet

Sâdık görünür kisvede erbâb-ı hıyanet
Mürşid sanılır vehlede ashâb-ı dalâlet

Ekser kişinin sûretine sîreti uymaz
Yâ Rab bu ne hikmettir İlâhî bu ne halet

Ümmîd-i vefa eyleme her şahs-ı dağalde
Çok hacıların çıkdı haçı zîr-i bağalde

7

Bir abd-i Habeş dehre olur baht ile sultân
Dahhâk'in eden mülkünü bir Gâve perişan

İkbâline idbârına bel bağlama dehrin
Bir dâirede devr edemez çenber-i devrân

Zâlim yine bir zulme giriftar olur âhir
Elbette olur ev yıkanın hanesi vîrân

Ekser görülür çünki ceza cins-i amelden
Encamda inenden olur rahne-i sûhân

Tezkîr olunur la'n ile Haccâc ile Cengiz
Tebcil edilir Nûşirevân ile Süleyman

Kâbil midir elfâz ile tağyîr-i hakikat
Mümkin mi ki tefrik oluna küfr ile îmân

Bir hâkden inşâ olunur deyr ile mescîd
Birdir nazar-ı Hak'da mecûs ile müselmân

Her derdin olur çâresi her inleyen ölmez
Her mihnete bir âhir olur her gama pâyân

Geh çâk olunur dâmen-i pâkîze-i ismet
Geh iffet eder âdem-i ârâyiş-i zindân

Sabr et siteme ister isen hüsm-i mükâfat
Fikr eyle ne zulm eylediler Yûsuf'a ihvân

Zâlimlere bir gün dedirir kudret-i Mevlâ
Ta’llahi le-kad âsereka'llâhü aleynâ

8

Her şahsı harîm-i Hak'a mahrem mi sanırsın
Her tâc giyen çulsuzu Edhem mi sanırsın

Dehri araşan binde bir âdem bulamazsın
Âdem görünen harları âdem mi sanırsın

Çok mukbili gördüm ki güler içi kan ağlar
Handan görünen herkesi hurrem mi sanırsın

Bil illeti kıl sonra müdâvâta tasaddî
Her merhemi her yâreye merhem mi sanırsın

Kibre ne sebeb yoksa vezirim deyü gerçek
Sen kendini düstûr-ı mükerrem mi sanırsın

Ey müftehir-i devlet-i yek-rûzed dünyâ
Dünyâ sana mahsûs u müsellem mi sanırsın

Hâlî ne zaman kaldı cihan ehl-i tama'dan
Sen zâtını bu âleme elzem mi sanırsın

En ummadığın keşf eder esrâr-ı derûnun
Sen herkesi kör âlemi sersem mi sanırsın

Bir gün gelecek sen de peşîmân olacaksın
Ey gonca bu cem'iyyeti her dem mi sanırsın

Nâ-merd olayım çarha eğer minnet edersem
Çevrinle senin ben keder etsem mi sanırsın

Allah'a tevekkül edenin yaveri Hak'tır
Nâ-şâd gönül bir gün olur şâd olacaktır

9

Pek rengine aldanma felek eski felektir
Zîrâ feleğin meşreb-i nâ-sâzı dönektir

Yâ bister-i kemhada ya viranede can ver
Çün bay u gedâ hâke beraber girecektir

Allah'a sığın şahsı halimin gazabından
Zîrâ yumuşak huylu atın çiftesi pektir

Yakdı nice canlar o nezâketle tebessüm
Şîrin dahi kasdetmesi cana gülerektir

Bed-asla necâbet mi verir hiç üniforma
Zer-dûz palan ursan eşek yine eşektir

Bed-mâye olan anlaşılır meclis-i meyde
İşret güher-i âdemi temyize mihektir

Nush ile yola gelmeyeni etmeli tekdir
Tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir

Nâ-danlar eder sohbeti nâ-danla telezzüz
Dîvânelerin hem-demi dîvâne gerektir

Afv ile mübeşşer midir ashâb-ı merâtib
Kânûn-ı ceza âcize mi hâs demektir

Milyonla çalan mesned-i izzette ser-efrâz
Birkaç kuruşu mürtekibin câyı kürektir

Îmân ile din akçadır erbâb-ı gınâda
Nâmus u hamiyyet sözü kaldı fukarada

10

İkbâl için ahbabı siâyet yeni çıktı
Bilmez idik evvel bu dirayet yeni çıktı

Sirkat çoğalıp lafz-ı sadâkat modalandı
Nâmûs tamâm oldu hamiyyet yeni çıktı

Düşmanlara ahbabını zem oldu zarafet
Dil-dârdan ağyara şikâyet yeni çıktı

Sâdıkları tahkîr ile red kaide oldu
Hırsızlara ikram u inayet yeni çıktı

Hak söyleyen evvel dahi menfur idi gerçi
Hâinlere amma ki riâyet yeni çıktı

Evrak ile i'lân olunur cümle nizâmât
Elfâz ile terfîh-i raiyyet yeni çıktı

Âciz olanın ketm olunur hakk-ı sarîhi
Mahmîleri her yerde himâyet yeni çıktı

İsnâd-ı taassub olunur merd-i gayûra
Dinsizlere tevcîh-i reviyyet yeni çıktı

İslâm imiş devlete pâ-bend-i terakkî
Evvel yoğidj işbu rivayet yeni çıktı

Milliyyet-i nisyân ederek her işimizde
Efkâr-ı Fireng’e tabaiyyet yeni çıktı

Eyvah bu bâzîçede bizler yine yandık
Zîrâ ki ziyan ortada bilmem ne kazandık

11

Zâhirde görüp bizleri sanma ukalâyız
Biz bir sürü âkil sıfatında budalâyız

Âkil denilir mi bize kim hâli bilirken
Dil-dâde-i âlâyiş-i nîreng-i hevâyız

Yârân-ı vatandan bizi özler bulunursa
Düşdük sefer-d gurbete muhtâc-ı duayız

Terkîb-i acîbiz iki hâsıyyetimiz var
Ahbabımızın devletiyiz hasma belâyız

Güncîde durur hırkamız altında künûzât
Dervişleriz gerçi nazarda fukarayız

Ukbâya yarar bir işimiz yok ise bârî
Âzâde-de-dil şâibe-i zerk ü riyayız

Devletlülere bizleri tahkir düşer mi
Biz âciz isek de yine mahlûk-ı Huda'yız

Bir âfet-i hun-hâra esîr oldu gönül kim
Her nâzma her lâhzada bin kerre fedayız

Hâtırda durur sohbetinin lezzeti hâlâ
Gerçi o şereften nice yıldır ki cüdayız

Her çevrine râzîleriz ey şâh-ı melâhat
Bizler ki kuluz mu'tasım-ı bâb-ı rızâyız

İster bize lutf eyle diler bizden ırağ ol
Dünyada heman sen şeref ü şân ile sağ ol

12

Her millet için bir düziye adlini âm et
Fikr-i gazab-ı hazret-i Ma'bûd-ı enam et

Bevvâl-i çeh-i Zemzem-i la'netle anar halk
Sen Ka'be gibi kendini hürmetle be-nâm et

İncinmemek istersen eğer mülk-i fenada
Bir kimseyi incitmemeğe hasr-ı meram et

Bir yerde ki yok nağmeni taıkdîr edecek gûş
Tazyi'-i nefes eyleme tebdîl-i makam et

Avrat gibi mağlûb-ı hevâ olma er ol er
Nefsin seni ram etmeye sen nefsim râm et

Mânend-i şecer nâbit olur sabit olanlar
Her kangı işin ehli isen anda devam et

Noksanını bil bir işe yâ başlama evvel
Yâ başladığın kârı pezîrâ-yı hitâm et

Uğrarsa sabâ râhın eğer semti Irak'a
Bağdâd eline doğru dahi azm-i hıram et

Merdân-ı sühan-dânı ziyaret edip andan
Âdâb ile var ravza-i Rûhî'ye selâm et

Tahsinini arz eyleyip evvelce Ziyâ'nın
Bu beyti huzurunda oku hatm-i kelâm et

Meydân-ı sühanda yoğiken sen gibi bir er
Bir şâir-i Rûm oldu sana şimdi beraber