Sponsonlu Bağlantılar

Mogolistan,mogolistana bir gezi,mogolistan tarihi,mogolistan fiziki,mogolistan halkı,mogolistan hakkında,mogol türkleri,





MOĞOLİSTAN HAKKINDA GENEL BİLGİLER

Moğolistan’da Benzersiz keşif

Moðolistan tarihi,mogolistana bir gezi,mogolistaný keþfetmek-mogolistan_haritasi.jpg


Tarihi

Moğolistan’da yaşayan Proto-Moğolları ve Tunguzları;

Türklerin kurduğu büyük Hun İmparatorluğu birleştirdi. Miladdan önce 3. yüzyıldan itibaren bölge Türklerin hakimiyetine geçti. On üçüncü yüzyılın başına kadar; Büyük Hun İmparatorluğu,

Göktürk, Uygur, Karakutay devletleri hakim oldu.

Cengiz Hanın birleştirip teşkilatlandırdığı kabilelerle, 1205’te Moğolistan’da ilk Moğol Devleti kuruldu(Bkz. Moğollar). Cengiz Han, 1227’de ölünce

Moğol İmparatorluğu oğulları arasında bölüşüldü. Moğolistan’a Ögedey ve Toluy’un neslinden hanlar, 1634yılına kadar hakim oldu. 1634’te Mançu Hanedanının hakimiyetine geçti. On yedinci yüzyılda Çarlık Rusyası, bölgeyi kontrolüne almak için teşebbüslere başladı. On sekizinci yüzyılda Moğolistan’da Rus ve Çin yanlılarının mücadelesi başladı. Moğol prenseslerinin Çinliler gibi yaşaması Moğolistan’da milliyetçilik akımının başlamasına sebep oldu. Katolik misyonerlerinin faaliyetleriyle Moğolistan’da Hıristiyanlaşma başladı. Misyonerler Uzak Doğu’da dayanak noktası elde etmek ümidiyle Moğolistan’ın istiklalini müdafaa ettiler. İstiklal fikri yayıldı. Yirminci yüzyılda. 1912’de Çin’de Mançu hanedanının yıkılmasıyla Moğol prensleri Rusların da yardımıyla Moğolistan’ın istiklalini ilan ettiler. Çinlilerle mücadeleye girişen Moğolistanlılar, 1915’te Çin’e de istiklallerini tanıttılar. Çin-Japon Harbinde Moğolistan’da yeraltı faaliyetiyle komünist hareket başlatıldı. Japonya’nın Kuzey Çin’e girmesiyle 1935-1937’de Moğolistan da işgale uğrayarak, mahalli muhtar bölgeler kuruldu. 1945’te İkinci Dünya Harbinin bitmesiyle ülkedeki istiklal yanlısı teşkilatlar faaliyetlerini komünizm paralelinde devam ettirdiler. Komünizme karşı mücadele eden teşkilatların zayıflatılmasıyla İç Moğolistan, Çin’in hakimiyetinde muhtar hale getirildi. İkinci Dünya Harbinden sonra dış Moğolistan’da, ABD ve İngiltere’nin tavsiyesiyle, Moğolistan Halk Cumhuriyeti kuruldu. 20 Ekim 1945’te referandumla istiklalini ilan eden Moğolistan, önce Milliyetçi Çin tarafından tanındı. 1946’da Moğolistan Halk Cumhuriyeti ile Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği aralarında ittifak imzalandı. 1961’de Birleşmiş Milletler Teşkilatına kabul edildi. Sovyetler Birliğindeki ve Doğu Avrupa’daki komünist yönetimlerinin çöküşü komünizmle idare edilen Moğolistan’ı da etkiledi. 1990’da çok partili sisteme geçilerek; ekonomik, sosyal ve siyasal reformlar yapıldı. Temmuz 1990 ilk çok partili seçimler yapıldı. Moğolistan’da bulunan Rus birlikleri yapılan anlaşma sonucu geri çekildi.

Fiziki Yapı

moğolistan haritasıMoğolistan Halk Cumhuriyetinin arazisinin büyük bölümü yayla görünümündedir. Yalnız ülkenin güneydoğusunda Gobi Çölü yer alır. Devletin doğudan batıya uzunluğu 2367 km, kuzeyden güneye ise 1258 kilometredir. Ortalama yüksekliği 1580 m olan bu dağlık ülkenin kuzey batısı güneydoğuya nazaran daha yüksektir.

Ülkenin içinde ve sınırlarında birçok dağ silsilesi yer alır. Rusya ile kuzeybatı sınırı boyunca Tanno-Ola Sıradağları yükselir. Kuzeydoğuda Kentei Dağları vardır. Ülkenin batı iç kısmında Hangay Dağları yer alır. Moğolistan ve Gobi Altayları batıdan güneydoğuya doğru Çin sınırı yakınlarına kadar uzanır. Altayların en yüksek zirvesi olan 4653 m yüksekliğindeki Tabun Boğdo, kuzeybatıda ilk silsile üzerinde bulunur.

Kuzeydeki nehir vadileri, bilhassa Selenga ve Orhon verimlidir. Kerulen Vadisi, Doğu Moğolistan’a doğru geniş bir anayol meydana getirir. Çok sayıda tuz gölleri ve denize çıkışı olmayan nehirleriyle ülke topraklarının üçte ikisi, İç Asya’da suyunu dışarı akıtmayan havzada yer alır. Sadece Kerulen ve Onon nehirleri Pasifik Okyanusuna dökülür. Ülkenin belli başlı gölleri: Ubas Nor, Hara Usu, Airik Nor, Kirgis Nor ve Hubsugul’dur.

İklim

Moğolistan’ın büyük bölümünde, az yağış ve büyük sıcaklık değişikliklerine sahip, sert bir kara iklimi hüküm sürer. Ekseriya yaz yağmurları şeklinde olan yağış, ülkenin değişik kısımlarında yılda 100 ila 300 mm arasında değişir. Aşırı soğukla gelen hafif kar, ülkenin kuzey kısmında devamlı donmuş olarak kalan, önemli bir kuşağı meydana getirir. Sıcaklık farkı oldukça büyüktür. Ulan Bator’da ocak ayındaki sıcaklık ortalaması -28°C, temmuz ayındaki ise 18°C’dir. En yüksek ve en düşük sıcaklıklar daha da büyüktür. Kışın ırmaklar ve göller donar. Kuvvetli toz ve kum fırtınaları görülür.

Tabii Kaynakları

Gobi hariç, Moğolistan’ın büyük bölümü hayvancılığa imkan veren çimenlik ve çayır halindedir. Dağlar, kuzey batıdaki hariç, genellikle çıplaktır (ağaçsızdır). Ülkenin çoğu bölgelerinde vahşi hayvanlar bulunur. Bunlardan bol miktarda bulunan büyük memeli hayvanlar arasında koyun, geyik, ren geyiği (bilhassa Hubsugul Gölü çevresinde) bazı vahşi deve ve atlar sayılabilir. Her yerde bulunan dağ sıçanı (marmota) sistemli olarak kürkü için avlanır. Moğol Paleontolojistlerinin yaptığı keşifler, ülkede bol miktarda dinazor fosilleri bulunduğunu göstermektedir. Maden kömürü, tungsten, bakır, molibden, altın, kalay ülkenin yeraltı zenginliklerini teşkil eder. Moğolistan bakır bakımından Asya’da birinci, dünyada ilk on sırada yer alır.

Nüfus ve Sosyal Hayat

2.182.000’lik Moğolistan nüfusunun % 76’sını Halha Moğolları, % 8’ini diğer Moğollar, % 5’ini Kazak Türkleri, kalanını diğer Türkler, Ruslar ve Çinliler meydana getirir.

Moğollar sarı ırkın klasik tiplerindendir. Bacakları kısa olup, boyları nadiren 168 cm’yi aşar. Bunların belirgin özellikleri, yuvarlak baş (brekasefalik), kalın koyu saç, seyrek sakal, düz burun, çekik gözlerdir.

En kalabalık Moğol azınlık grupları, batı eyaletlerinde yaşayan Oryatlar ve Ulan Bator’un kuzeyinden itibaren Sovyet sınırına kadar, esas olarak Selenga Vadisinde oturan Buryatlardır. Güneydoğuda Dariganga Moğolları, kuzeybatıda Hubsugul Gölü yakınında Darhat Moğolları vardır.

Müslüman Kazak Türkleri, Moğol olmayan en kalabalık azınlık grubu olup ülkenin batı kesiminde muhtar bir araziye sahiptirler. Sınırlı sayıdaki Ruslar, Ulan Bator ve diğer yerleşim merkezlerinde bulunur. 10.000 civarındaki Çinli nüfus, ülkenin inşaat sektöründe önemli rol oynar.

Hızla şehirleşmekte olan Moğolistan’ın nüfusunun günümüzde % 51,2’si şehirlerde yaşar. Geri kalanın çoğunluğu, sürüleri için otlak arayarak mevsimden mevsime göç eden göçebeler halindedirler. Göçebelerin yurt adı verilen çadırları bulunur.

Moğollar arasında en yaygın spor güreştir. Okçuluk ve at yarışlarının da yaygın olduğu ülkede, çocuklara küçük yaşta ata binmesini öğretirler.

Moğolların çoğunluğu Lama Budistdir. Türklerin çoğunluğu ise Müslümandır.

Moğolca çeşitli lehçelere ayrılır. En önemlisi Halhaların konuştuğu ve diğer bütün Moğollar tarafından anlaşılan lehçedir. Bu lehçe resmi lisan olarak kullanılır ve Rus alfabesiyle yazılır. Okullarda Rusça öğretilir ve iki ülke arasında yüksek hükumet çevrelerinde haberleşme vasıtası olarak kullanılır. Okuma-yazma oranı % 95’tir.

Siyasi Hayat

Ülke yönetiminde komünizm hakim ise de Sovyetler Birliğinde başlayan Glasnost hareketi bu ülkeye de yansıdı. Tek partili düzene son verilmesi için Aralık 1988’de başlayan mitingler Ocak 1990’a kadar sürdü. Birçok siyasi parti kuruldu. Şimdiye kadar iktidarda olan Moğolistan Devrimci Halk Partisi, kendi bünyesinde büyük değişiklikler yaptı. Anayasa değiştirilerek başkanlık sistemi kabul edildi ve bir bölümü nispi temsille seçilen 50 üyeli sürekli yasama organı niteliğindeki Küçük Hural kuruldu. Büyük Hural ise 430 sandalyeden meydana geliyordu. Temmuz 1990’da yapılan seçimleri iç bünyesinde büyük değişiklik yapan MDHP, büyük çoğunlukla kazandı. Devlet Başkanı Büyük Hural üyeleri tarafından seçilir.

Moğolistan 18 eyalete ve iki muhtar belediyeye ayrılır. Seçimler üç senede bir yapılır. Seçmen yaşı 18’dir. Adli işler, üyeleri dört yıllık süreyle Büyük Halk Meclisince seçilen, Anayasa Mahkemesince yürütülür.

Bütün erkek vatandaşlar, günümüzde 90.000 kişilik kuvvete ulaşan İhtilalci Halk Ordusunda askerlik yapmaya mecburdur.

İsim:  collection011iz.jpg
Görüntüleme: 226
Büyüklük:  30,9 KB (Kilobyte)

Ekonomi
moğolistan parasıEski Sovyetler Birliğine bağlı bir ekonomik yapı gösteren Moğolistan’da 1990’dan sonra ekonomik yapıda büyük değişiklik yapılan Moğolistan’da devlet işletmeleri aşamalı olarak özelleştirilmeye başlandı ve serbest pazar ekonomisine geçildi.

Moğolistan ekonomisi esas itibariyle hayvancılığa dayanır. Sayısız kampanya ve teşviklere rağmen, çiftlik hayvanlarının toplam sayısı 40 yıldır artırılamamıştır. 1931’de başarısız olarak kolektivizasyona girişilmiş ancak, 1950’de tamamlanmıştır. Bununla beraber çiftlik hayvanlarının % 20’si hala özel teşebbüsün elindedir. Buğdayın çoğu kolkhoz adı verilen devlet çiftliklerinde yetiştirilmekte, fakat hayvan yemi, şimdi solhoz adı verilen kollektif çiftliklerde üretilmektedir.

Moğolistan’da hafif sanayi, ülkenin her tarafında mevcuttur. Sanayisi esas itibariyle gıda, tekstil, kimya ve çimentoya dayanır. Yeni kurulan Darhan şehri, un fabrikası, depolama ve önemli ölçüde hafif sanayiye sahiptir. Ulan Bator’da, et paketleme ve hafif imalat sanayi mevcuttur. Erdenet şehrinde Asya’da birinci, dünyada ilk on sırada yer alan bakır madenleri işletilmektedir. Maden kömürü ülke ihtiyaçlarını karşılamada kullanılmaktadır.

Et ürünleri ve yün, esas itibariyle Rusya’ya giden önemli ihraç ürünleridir. Erdenet şehrindeki bütün bakır ve molibden üretimi Moğol-Rus ticaretini dengelemeyi amaçlamıştır. Moğolistan Rusya’ya ayrıca kalsiyum flörür satmaktadır. İthalatın büyük çoğunluğu (% 91) Rusya’dan yapılmaktadır. İhraç ürünlerinin % 75’i de Rusya’ya gitmektedir.

1956’da açılan ve Moğolistan ötesine giden demiryolu, ülkenin modern nakliyat anayoludur. Ulan Bator’u Sibirya ötesine giden anahatta bağlayan kuzey kısmı, yükün büyük kısmını taşır. Doğu Moğolistan’da 1930’larda askeri maksatlarla inşa edilmiş kısa demiryolları vardır. Az miktarda karayolları mevcuttur. Fakat Moğolistan arazisi ulaşıma imkan vermemektedir.

Rusya Cumhuriyeti Havayolları Moskova ile Ulan Bator arasında direk uçuşlar yapmaktadır. Ülkenin iç havayolları başşehirle bütün eyaletler arasında bağlantı sağlar. Selenga Nehri ile Hubsugul Gölünde gemi ve mavnalar işlemektedir.

İsim:  mogolistan (10).jpg
Görüntüleme: 252
Büyüklük:  29,6 KB (Kilobyte)
Mogolistana bir gezi hikayesi

Bir yakınımız daha ölmüş Moğolistan’da

Arkadaşlarımız okla ilgili araştırma yaparken tarihimizi ilgilendiren bir şeylere ulaştığımızda paylaştığımızı bilirler. Geçenlerde Azad Kuldevlet kardeşimiz haber vermişti Moğolistan’da bir kurgan kazılmış diye. İşlerimiz dolayısı ile ilgilenmeye vakit bulamamış idik. Sizler için konuyu biraz araştırayım dedim. Haber başlığı şöyle “Unikalnaya Nahodka Arkeologov v Mongolia -Moğolistanda Arkeologların Benzersiz Keşfi”

İsim:  mogolistan-parasi.jpg
Görüntüleme: 329
Büyüklük:  34,3 KB (Kilobyte)

Tvcom-tv.ru internet sitesinin haberine şöyle bir göz atalım bakalım: Size de ilginç gelecek mi? Haber daha taze sayılır. Şöyle diyor 16.07.2009 tarihli haberde:

“Rus-Moğol ortak araştırma ekibi 7. yüzyıla ait, bilim adamlarının göçebe -Türk halklarının tarihine alışılmış bakış açılarını büyük ölçüde değiştirecek bir buluntu keşfetti. Arkeolojik eserleri görebilmek için ekip üyeleri birkaç ton toprak çıkartmak zorunda kaldı. Böylesi Moğolistan’da daha önce keşfedilmedi.

Bu sadece bir kurgan değil, bir zamanlar etrafı kuleler ve toprak setlerle çevriliydi. İçerde arkeologlar üç kemerli bir galeri içine konulmuş ve içinde kilden insan ve at heykelcikleri bulunan kerpiçten iki niş buldular (odacık).”

Fesuphanallah yahu bu adamlar göçebe değil miydi? Ne şehri, ne heykeli? Bu adamlar kültürsüz, bir şey üretmeyen, medeniyete hiçbir katkısı olmayan, tarih dışı diye sınıflandırılan, asıl geçimi yağmacılık olan barbarlar değil miydi? Bakın haberde bile göçebe-nomad diye yazılıyor. Kim koymuş acaba o heykelleri oraya? Büyük olasılıkla ya Çinlilerden çalmışlardır ya da İranlılardan. Bakalım uzmanlar ne demiş bu konuda? Benim gibi kel kemankeşin lafına kim itibar edecek?

İsim:  mogolistan (8).jpg
Görüntüleme: 196
Büyüklük:  85,9 KB (Kilobyte)
Devam ediyoruz;

“Eski liderin mezarı kerpiç duvarla kapatılmışsa da, bu gömüt kendi zamanında soyguncular tarafından yağmalanmış. Kerpiç duvarın bir kısmı yıkılmış, mezarın girişini koruyan kilden iki aslan heykeli kırılmış. İçerde bulunan ahşaptan insan, kuş, hayvan ve balık heykelcikleri korunmuştur. Üstelik eski ustalar tarafından figürler insan yüzüne çok benzer şekilde yapılmış”

Olacak iş değil! Gerçekçi akımda bir sanatkâr ve içerde yatanın yüzüne benzer tarzda heykelini yapmış. Göçebelerden heykeltıraş çıkmayacağına göre herhalde heykeltıraşı dışarıdan ithal etmişlerdir. Faks çekmiş veya telefon etmiş olmalılar. Bu Türkler göçebe ya nerden bilsinler böyle işleri!

-“Aloo!!! Abi be sevabına Yunanlılara söyle, bize bir iki tane heykeltıraş göndersinler. Reisimiz öldü ona bir heykel yapılacak. Mezarına koyacağız abi, ilk uçakla gönder sana zahmet. Orada yoksa Florensa’ya falan haber verin. İranlı heykeltıraşlar bizim pek hoşumuza gitmiyor, onlar gerçekçi yapamazlar. Çinliler de çok süsleme yapıyor, biz ne de olsa göçebeyiz, öyle süslü işler bizi bozar .”

İşe bak hem de kulelerle süslenmiş toprak barikatlı bir kale ve ciddi bir antik şehir bulunmakta. Hiç göçebenin şehri mi olur? Onlar at üstünde gezerler hiç durmadan. At çobanıdırlar, bir de koyun beslerler. At eti yer, kımız içerler. Bize öyle anlattınız şimdiye kadar. Bakalım başka ne demiş uzmanlar?

İsim:  mogolistan (7).jpg
Görüntüleme: 245
Büyüklük:  48,8 KB (Kilobyte)

“CO RAN ( Rus Bilim Akademisi Sibirya Bölümü) Orta Asya Tarih ve Kültür Enstitüsü Moğoloji,Tibetoloji ve Budizmoloji Bölüm Müdürü Sergey Danilov:

Buluntular, kumaş üretimi, kerpiç imali, dülgerlik (marangozluk) sanatlarında yüksek seviyeye ulaşıldığını kanıtlamaktadır ve bu “Göçebe” Türklerde sanatın gelişmediği yerleşik bakış açısını-(kanaatini) çürütmektedir.”

Hayda! Adamlarda el sanatı ileri düzeydeymiş. Bizden birisi yapsa bu yorumu İrlandalılar “Hadi oradan be!” derdi. “Kafatasçı mısın nesin? Eşkıyaymışız be kardeşim, vurmuşuz kırmışız almışız, bunu bir defa kabul etmemiz lazım.” “Toynbee abi be “tarih dışı” halkların yapacağı işler mi bunlar? Ne işler karıştırıyor bu Moğol ve Rus arkeologlar. Abi bu dülgerler, heykeltıraşlar, kumaş dokumacılar nerden gelmiştir? Hangi zavallı “ari ırkın” temsilcileridir bunlar. Göçebeler bunları yapamaz di mi abi.? Kafamız karıştı. Yıllardan beri seni tarihte otorite saymışız. Sen buyurmuşsun “tarih dışı halklardan olduğumuzu.” Sevabına hâlâ yaşıyorsan şu işi yorumlayıver. Bu Ruslar alkole müpteladır ne dediklerini bilmezler. Adamın sıfatı bir paragraf kadar var ama saçmalıyor galiba. Kitap yazmana falan gerek yok, sen dersen biz inanırız. Bizim göçebe aklımız ermez böyle şeylere. Zamanında casusluk falan yapmışsın, yazdığın “Mavi Kitap”ta sahtekârca attığın kazığı hâlâ çıkartamadık ama sen bizi yine de seversin abi. Sen ne de olsa “Türk dostu” olarak bilinirsin bu ülkede. Açıkla gözünü seveyim.’

İsim:  mogolistan (5).jpg
Görüntüleme: 280
Büyüklük:  45,6 KB (Kilobyte)

“Kazı alanının yerini Moğolistan Uluslararası Göçebe Medeniyeti Araştırmaları Enstitüsünden Prof. Oçir 7 sene önce keşfetti. Arkeolojik araştırma ancak Moğol alimlerin kazı-araştırma yapabilecek ortak ve alan çalışmasının finansmanını bulduktan sonra başlayabildi. Moğolistan Uluslararası Göçebe Medeniyeti Araştırmaları Enstitüsü, Uluslararası Projeler Koordinatoru Tayjid Ayuydayn Oçir: “Bu gömütü keşfettikten sonra uzun bir süre kimle çalışacağımıza karar veremedik, sonunda şu anki Rus arkeolog arkadaşlarımızda karar kıldık.”

Oçir abi orda kazı alanının hemen 165 km alt tarafında bizimkiler olması lazım. Hani Orhun yazıtları var ya? Hah Oradalar işte. Onlara haber vermediniz mi abi? Hani oraya depo falan yapmışlar, yazıtları depoya koymuşlar, kaplumbağanın üzerine yazıtı ters yerleştirmişler ama olsun. Cepheye de Çince tarafı çevirmişler ama o da önemli değil. Bir de oralara asfalt yol yapıyorlarmış. 3 sene öncesine kadar oralarda araba bulunamazken Moğolların her birinin altında son model cipler varmış. Bereketli topraklar üzerinde ellerinde detektör bize ait kurganlardaki altın eserleri götürüp çarşıda pazarda satıyorlarmış. Zaten yakın zamana kadar oralarda bu mezar soygunculuğu yasak değilmiş. Yeni yasalaşmış galiba ama harıl harıl altın aranıyormuş gene. Bizimkiler de oralara yol yapmakla meşgulmüş, onlara bir haber verseydiniz belki ilgilenirlerdi. Yol bitince kaldırım yapmaya başlarlar. Her sene de değiştirirler artık. Belki oraya da bir asfalt yol yaparlardı. İnsan haber vermez mi? Ne de olsa siz bizim amca çocuklarımız sayılırsınız. Ayıp değil mi Ruslarla çalışıyorsunuz?

İsim:  mogolistan (4).jpg
Görüntüleme: 207
Büyüklük:  56,4 KB (Kilobyte)

“Arkeologlarca keşfedilen bu kurganın sadece 2 km yakınında eski bir yerleşke bulunmaktadır. Daha önce bu yerleşkenin Uygurlar veya Kidanlar tarafından kurulduğu düşünülüyordu. Ancak son keşif bilim adamlarını bu görüşlerini gözden geçirmeye zorlamaktadır.”

Uluslararası Göçebe Medeniyeti Araştırmaları Enstitüsü Bilim Adamı Lhakvasuren Erdenebold: Bu eski (antik) yerleşkenin üzerinde çalıştığımız höyük (kurgan-Nekropol) ile bağlantısı olduğunu düşünüyoruz. Araştırmaya devam edeceğiz.”
İsim:  mogolistan (6).jpg
Görüntüleme: 197
Büyüklük:  22,1 KB (Kilobyte)

Yahu Erdenebold hocam sen bari bizimkileri tanıyorsun. TTK’nın sayfasında birkaç çalışmada soyadını gördüm. Herhalde adını doğru okuyamadılar. Kim verdi abi bu ismi sana ya? İnsan sevabına bir haber verir. Belki aradığınız finansmanı bir şekilde sağlarlardı. Ne olacak bir kazı masrafından? Bak bizim kurumlarımız bir sürü kazıya destek oluyor. İçlerinde bizim tarihimizle ilgili çok az kazı var ama olsun, belki ilgilenirlerdi abi ya. Neyse fazla cıvıtmayalım. Kemankeşler gene uzun yazdın diye başımın etini yiyecekler.

Moðolistan tarihi,mogolistana bir gezi,mogolistaný keþfetmek-mogolistan-9-.jpg

“Bazı tarihi kaynaklara göre bu antik yerleşim noktası 647 yılında Tuul Nehri yakınında kuruldu. Arkeologlar bu antik şehirde farklı zamanlarda Moğolistan topraklarında göçebe imparatorlukları kuran, Türk, Kidan ve Uygur, olarak 3 ayrı halkın yaşadığı 3 farklı katman bulunduğunu düşünmektedirler. Ancak bunun doğruluğu gelecek sene tetkik edilebilecek.”

Yevgeni Pavlov’dan geçen haber böyle. Bu kazı alanı Dzaamar denilen küçük bir kasabanın yanındaki Tuul Irmağı’nın yakınında. Tuul Irmağı, Orhun Nehri’nin kollarından birisi ve bu alan Orhun Yazıtları’na çok yakın. Güney batı istikametinde kuş uçuşu 165 km. Moğolistan da yol yok zaten, hadi olsun 200 km. Ben bu haberi bizim televizyonlarda duymadım. Acaba bizi hiç mi ilgilendirmiyor? Haberle ilgili adresi veriyorum. Rusça anlamasanız da bu kurganın içini görmenizi tavsiye ederim.Kanal Rusya geneline yayın yapan ciddi bir televizyon kanalı ha!!! öyle yerel tv falan değil
İsim:  mogolistan (3).jpg
Görüntüleme: 214
Büyüklük:  34,8 KB (Kilobyte)

Adamlar nasıl da hararetli veriyorlar haberi. “Benzersiz keşif” diye. Bizden ilgilenen olur mu acaba? Ha! bir de yakınlarda büyük bir altın madeni var. Altın işlemede de atalarımızın ileri düzeyde olduğu bazı “densiz, kendini bilmez bilim adamları” tarafından söylenmekte. Anlatılanlara göre Bilge Kağan hazinesi denilen hazine, Tutankamon’un mezarından sonra en fazla altın buluntuya sahip kazı özelliğini taşıyor. Kurganlarda bol miktarda ele geçirilen altınların kaynağının burası olması olasılığı hiç de az değil. Gözünüzü seveyim beze ait olduğunu sağır sultanın bile duyduğu, kabul ettiği Orhun Yazıtları’nı sıvazlayıp durmaya ara verin de etrafınıza biraz bakın. Hazine avcıları kurganlarımızı daha fazla talan etmeden etraftaki eserleri tespit edip koruma altına alın. Bırakın yolla, kaldırımla uğraşmayı da, tarihimiz yağmalanıyor ne olur biraz sahip çıkın.

İsim:  mogolistan (2).jpg
Görüntüleme: 231
Büyüklük:  25,8 KB (Kilobyte)

İSKİTLEŞTİREBİLDİKLERİMİZDEN MİSİNİZ ?

Bizimkiler ilgilenmezse ne olacağını ben size söyleyeyim. Ruslar bu işe fon bulamayacaklarından, daha doğrusu bulmayacaklarından, önceki kazılarda olduğu gibi araştırma yapmak üzere bu eserler Alamanya’daki veya Amerikanya’daki laboratuarlara gidecek. Bir sene gerekli araştırmalar yapıldıktan sonra, mevtanın beyaz olması hasebiyle İskitlere ait olduğu söylenecek. İskitlerin “İndo-İrani bir halk” olması dolayısı ile Hint- Avrupa dil ailesi bağlantısından ari ırkın temsilcilerinden birine, kuvvetle muhtemel ki İndo-Germen halklardan birisi olduğu bilimsel (!) olarak açıklanacak. Tıpkı daha önceki buluntuların başına geldiği gibi.

Almanlar İndo-germen halkları Asya içlerinde aramaktan vazgeçmişlerdi. İkinci dünya savaşında Rusların elinden Asya’yı alamadıkları için olsa gerek. Daha çok İskitlerin torunu olduklarını iddia ettikleri Osetler üzerinde duruyorlar ve Osetya da cirit atıyorlar ama bu buluntu bence Asya ya geri dönmek için iyi bir sebep. Tabii önce usulünce İskitleştirilmesi icap etmektedir. Böylelikle Romanya’dan taa okyanusa, Kuzey Çin’den Kuzey Sibirya’ya kadar uzanan dünyanın en büyük imparatorluğu kurulmuş oluyor. “Hayali İskitya İmparatorluğu” Nerede önemli bir eser varsa, İskitya oraya kadar uzuyor. Buzlardan daha Kamçatka da araştırma yapamıyorlar yoksa oraya da çıkacağından şüpheniz olmasın. Yalnız orada sınır belli Bering Boğazı. Orası artık Amerikanya’nın başlangıcı sayılacağı için İskitleştirilmeye ihtiyaç yoktur..Kafanıza İskit göçebesi kadar taş düşsün ne diyeyim.
İsim:  mogolistan (1).jpg
Görüntüleme: 193
Büyüklük:  29,3 KB (Kilobyte)

İLGİSİZLEŞTİREBİLDİKLERİMİZDEN MİSİNİZ?

AA dan bir muhabir vasıtasıyla ajansa gönderdim haberi, onlar da ilgilenmediler. Demek ki önemsiz bir haber. Elin Rusunu, Moğolunu heyecanlandıran haber bizimkilerin kılını kıpırdatmıyor. Başka bir yerde gene aynı bölgede içinde violeine benzer müzik aleti çıkan bir kurgan kazısı haberi daha vardı onunla da ilgilenmezler nasıl olsa göndermeye gerek yok. Gene bir yetkili Korelilerle ve Çinlilerle yapılan ve son 4 – 5 yıldır kurgan kazılarında elde edilen Hun dönemine ait yığınla altın ve gümüş eşyanın restorasyonlarının Kore de yapıldığını ve orada sergilendiğini söylüyor, o da önemsiz bir haberdir. Veya 2,5 metre boyunda duvar kabartmasının (Uygurlar ait) buluntusu da önemli sayılmaz. Yahu Hunlar bizim atalarımızdan değimliydi? Urumçi’de katledilen Uygurlarla aynı soydan değimliydik? Cengiz hocayı aramıştım geçende. Kazı alanı olarak tespit ettikleri 10.000. yerden bahsetti. Düşünebiliyor musunuz sadece Moğolistanda 10.000. alan kazılmayı bekliyor. Kim bilir Doğu Türkistan’da Tuva da Altaylarda Minusinsk Havzasında Krasnayarskda ve batı kısımlarında ne kadar eser vardır ve arkeolojik zenginliklerimiz yerin altında bekliyor. Bizden haber de yok ilgi de yok. Tarihine sahip çıkamayan geleceğini nasıl şekillendirebilir? Nasıl büyük düşünebilir? Nasıl büyük rol oynayabilir? Hadi vazgeçtik Hundan Göktürkden diğer Türkî halklardan yahu bu ülkede Selçukluyu doğru dürüst araştıran arkeolog var mı? Sızlanıp duruyoruz bize göçebe rolü verildi diye. İlgisizliği gördükçe bazen bize verilen o rol bile fazla diyesim geliyor. Olsun ne yapalım ben de sizinle paylaşırım.







kaynak:avrasyadan.blogspot.com