Paylaşım Alemi
Paylaşım Alemi
+ Cevap Ver + Yeni Konu aç
  1. Osmanlı zamanında Yozgat ve Çapanoğulları

    Sponsonlu Bağlantılar

    yozgat tarihi,çapanoglu kimdir,yozgat ve çapanoglu,Çapanoğulları,Çapanoğulları Ayaklanması,ÇAPANOĞLU İSYANI,çapanoğulları isyanı,çapanoğulları kimdir,çapanoğulları atatürk



    İsim:  133091.jpg
Görüntüleme: 1402
Büyüklük:  6,0 KB (Kilobyte)


    İsim:  capanogullari2_FJ07cfnVu6.jpg
Görüntüleme: 653
Büyüklük:  23,3 KB (Kilobyte)


    İsim:  8C1_zz.jpg
Görüntüleme: 633
Büyüklük:  24,7 KB (Kilobyte)


    İsim:  cethem1.jpg
Görüntüleme: 807
Büyüklük:  23,7 KB (Kilobyte)

    Timur’un Anadolu’dan ayrılmasından sonra, Osmanlı şehzadeleri arasında çıkan saltanat kavgalarında Yozgat ve çevresi büyük sıkıntı çekmiştir. Yeniden Osmanlı Devleti’ne bağlanması ancak 1408’de Çelebi Mehmet döneminde olmuştur. 1413’de kesin olarak Anadolu’da Osmanlı hakimiyetini sağlayan Çelebi Mehmet, Yozgat ve yöresindeki devlet hakimiyetini pekiştirmiştir.Yavuz Sultan Selim döneminde Yozgat ve çevresinde “Celal” adında bir Türkmen önderinin çıkarmış olduğu isyan kontrol altına alınmışsa da, Yozgat ve yöresi bu isyandan büyük zarar görmüştür. Kanunî Sultan Süleyman döneminde arazi tahririnin yenilenmesi sırasında, bölgede yine karışıklılar çıkmış, ancak kısa sürede denetim sağlanmıştır (1526).

    17. yüzyılın sonlarında devlet tarafından BOZOK’a yerleştirilen Mamalu Türkmen oymaklarından, Çapanoğulları büyük güç kazanmışlardır. 1728’de Çapanoğullarından Ahmet Ağa, Yeniil Has Mütesellimliği’ne getirilmiştir. Bu görevde üstün başarı gösterdiğinden dolayı da, 1732’de de Mamalu Türkmenlerin mütesellimliği görevine yükseltilmiştir. 1741 yılında ise, BOZOK Mütessellimliği görevine atanmıştır.

    Çapanoğlu Ahmet Ağa, bundan sonraki yıllarda etkinliğini komşu sancaklarda da duyurmuştur. Osmanlı Devleti’nce 1745’de “Kapıcıbaşılı” payesiyle ödüllendirilen Ahmet Ağa, Yozgat ve yöresinde bazı bayındırlık hareketlerine girişerek, halkın desteğini kazanmaya özen göstermiştir. Çapanoğulları, merkezi yönetimle uyum içinde olmayı sürdürmüşler; 1755’de İstanbul’da ortaya çıkan et sıkıntısını gidermek üzere koyun göndermeleri karşılığında BOZOK Sancağı malikâne olarak Çapanoğlu Ahmet Ağa’ya verilmiştir. Böylece, Çapanoğulları Yozgat ve yöresinin tartışılmaz hakimi durumuna gelmişlerdir. Bu tarihten sonra İstanbul’a sık sık Çapanoğulları hakkında yakınma mektupları gitmeye başlamıştır.

    1757’de devlet, Çapanoğlu Ahmet Ağa’yı zulümlerine son vermemesi durumunda malikanesinin elinde alınacağını bildirmiştir.Ahmet Ağa 1761’de Sivas Valiliğinin, İstanbul Hükümetince verilmesini sağlamıştır. Bu başarısının verdiği cesaretle Maraş Valiliği’ne de göz dikince hakkında idam fermanı yayınlanmıştır. Ahmet Ağa’nın 1765’de idamından sonra Çapanoğlu Mustafa Bey’in BOZOK Sancağı Mütesellimi oluncaya kadar Çapanoğulları Yozgat ve yöresindeki etkinliklerini yitirmişlerdir. 1768’de mütesellim olan Mustafa Bey, merkezle iyi geçinmeye çalışarak, yapılan savaşlar sırasında devlete asker ve malzeme yardımında bulunmuştur. Çapanoğulları 1772’den sonra Yozgat ve yöresinde yeniden söz sahibi olmaya başlamış, çevredeki diğer ayanlarla mücadeleye başlamışlardır.

    Çapanoğulları Caniklioğullarına karşı sürdürdükleri mücadeleden başarı ile çıkmışlardır. Mustafa Bey, 1782’de hizmetçileri tarafından öldürülünce, BOZOK Sancağı Mütesellimliği kardeşi Süleyman Bey’e verildi. Osmanlı Padişahları 1. Abdulhamit ve 3. Selim ile iyi ilişkiler kuran Süleyman Bey, 1783’de Çankırı Sancağı Mutasarrıflığı’nı da almıştır. Nizam-ı Cedid Ordusu’nun kurulmasını destekleyen Süleyman Bey, Caniklioğulları ile üstünlük mücadelesini sürdürmüş, 3. Selim’in tahttan indirilmesiyle durumu sarsılmış ise de, Alemdar Mustafa Paşa’nın, 3. Selim’in yerine geçen 4. Mustafa’yı tahttan indirmesiyle eski konumunu yeniden kazanmıştır.

    Süleyman Bey, 1808’de İstanbul’da toplanan ayan arasında yer alarak, Sened-i İttifak’ı imzaladı ve Sekban-ı Cedid askerini kendi hakimiyet bölgesinde örgütlenmeye başlamıştır. Süleyman Bey, 1813’te öldüğünde güçleri doruğa ulaşmış olan Çapanoğulları, kendilerine mukataa olarak verilen; BOZOK, Amasya, Şarki Karahisar, Sivas, Kayseri, Maraş, Antep, Halep, Rakka, Adana, Tarsus, Konya Ereğlisi, Niğde, Nevşehir, Kırşehir ve Ankara’da büyük bir nüfuza sahip olmuşlardır. Çapanoğulları’ndan Mehmet Celaleddin Paşa, 1842-1846’da kısa sürelerle BOZOK ve Kayseri Kaymakamlığına atanmıştır.1849’dan sonra yönetim kademelerinden iyice uzaklaştırılan Çapanoğulları, büyük servetleri sayesinde,özellikle ekonomik alandaki güçlerini XX. yüzyılın başlarına kadar sürdürmüşlerdir.


  2. Yozgat isyanı (Çapanoğlu İsyanı):

    Çapanoğlu isyanı; Milli Mücadele yıllarının başında çıkan bir olaydır.
    Çapanoğlu İsyanının lideri konumunda olan Edip Celal ve Halit Bey?ler
    Çapanoğlu Süleyman Bey?in üçüncü kuşaktan torunu olan Hacı Osman Nuri
    Bey?in oğullarıdır.

    Çapanoğlu İsyanlarının genel olarak üç sebebi
    üzerinde durulur.

    1- Çapanoğlu Celal Bey?lerin İttihat ve Terakki Partisinin kötü
    davranışlarına uğramaları nedeniyle; Anadolunun kurtuluşu için
    başlatılan; Milli Kurtuluş hareketini bir İttihat ve Terakki hareketi
    olarak değerlendirmeleri,

    2- Daha önce Anadolu?daki ?ayanlar? arasında en güçlü olan bu ailenin
    nüfuzu oldukça büyüktü. Son zamanlarda nüfuzunu yitiren bu ailenin
    tekrar aynı güce ulaşmanın yollarını aramış olmaları,

    3- Yozgat?ta daha önceleri; CelaliBaba Zünnûn ve Babai gibi isyanlar da
    yaşanmıştır. Bu isyanların hemen hepsi; yönetimin haksızlığına karşı
    direniş şeklinde ortaya çıkmıştır. Çapanoğlu İsyanını da bir an böyle
    düşünülecek olursak, bunların Kuvâ-yi Milliye?yi desteklemeleri
    gerekirdi. Fakat durum aksine oluştuğuna göre, bu olayın nedeninin
    farklı olduğu açıkça ortaya çıkmaktadır.

    Mustafa Kemal Paşa, Erzurum ve Sivas Kongrelerinden sonra Ankara?ya
    gelerek, Heyet-i Temsiliye?nin; Kuva - yı Milliye hareketini tam olarak
    yürütebilmek için; Milli Kurtuluşa taraftar görünmeyen bazı kişileri
    görevlerinden almıştır. Bu kişiler arasında Afyon Mutasarrıfı Çapanoğlu
    Celal Bey?in yerine Muhasebeci Arif Hikmet Bey Yozgat Mutasarrıf vekili
    olarak tayin edilmiştir. Heyet-i Temsiliye Ankara?da bir toplantı yapmış
    yönetimi daha esaslı ve sağlam temeller üzerine oturtmak amacıyla 19
    Mart 1920 de her tarafa telgraflar göndererek bu iş için temsilci
    seçilip gönderilmesini istemiştir. Çapanoğlu Celal ve Edip Bey?ler bu
    seçime Padişaha bir isyan olarak değerlendirerek karşı çıkarılsa da
    Yozgat Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Çapanoğullarının bu itirazlarını dikkate
    almadan temsilcileri seçmişlerdir. Bölgedeki ilk huzursuzluklar Yozgat
    dışında Yenihan (Han-ı Cedit=Yıldızeli) da ortaya çıkmıştır. Yenihan
    İsyanını başlatanların ele başısı durumunda olan Postacı Nazım ve Kara
    Mustafa adlı iki kişi Yıldızeli-Akdağmadeni arasındaki köylerde
    dolaşarak İstanbul Hükümeti lehine propaganda yapmaya başlamışlardır. 14
    Mayıs 1920de Yıldızeli-Kaman Köyünde toplantı yapan Postacı Nazım ve
    adamları Ankara Hükümetine karşı isyan ettiklerini ilan ederler. Bu
    olaylar karşısında hiç bir tedbir alamayan Yıldızeli Kaymakamı
    görevinden alınarak yerine Jandarma Kumandanı İshanı Bey vekaleten atanır.

    Yıldızelindeki olayların gün geçtikçe büyümesi üzerine buraya Sivastan
    bir süvari bölüğü gönderilirken asilerde boş durmuyor halkı sürekli
    kendi emelleri doğrultusunda Milli Hareketle ilgili olmayan sözlerle
    zehirlemeye devam ediyorlardı. Durumun gün geçtikçe kötüye gittiğini
    gören Sivas 3. Kolordu Komutanı Albay Hüseyin Selahattin Bey piyade
    taburunu Jandarma Binbaşı Kemal komutasında Yıldızeline 10.Alayın ikinci
    taburunu Zileye ve Tokatta bulunan 3. taburu da yine Yıldızeline
    gönderir. Hadise oldukça büyümüş bölgenin tamamını sarmış ve bu
    isyanların önlenebilmesi için bir hayli güçlük çekilmiştir. Ayaklanmalar
    üzerine gönderilen düzenli birlikler başarılı olamayınca Sivas Müdafaa-i
    Hukuk üyesi Halil Bey 27-28 Mayıs 1920de Yıldızeli?nden Her tarafta
    idare makamları atıl ve ruhsuzdur. Acele imanlı ve fedakar kimseler
    idare başına geçirilmezse durum çok tehlikeli bir hal alacaktır diye
    heyet-i Temsiliyeye bir telgraf gönderir. Aynı günlerde Erkan-ı Harbiye
    idare başına geçirilmezse durum çok tehlikeli bir hal alacaktır.
    demiştir. Aynı günlerde Erkan-ı Harbiye-yi Umumiye Reisi Albay İsmet
    Ankara?dan gönderdiği emirde: Kaymakam ile birlikte mahalli bir kuvvet
    teşkiline başlanmasını ve bu kuvvetin silahlarının Kayseri Askerlik
    Dairesi Başkanlığından istenmesi için Akdağmadeni Askerlik Şubesi
    Başkanlığına talimat verilmiştir. diyerek bu bölgenin huzurunun
    sağlanması için yine bölgedeki kuvvetlerden istifade edilmesinin
    istemiştir. Çünkü bu yıllarda Batı Anadoluda Yunan ilerleyişi ile
    uğraşılmakta ve askeri gücün iç bölgelerde kullanılması istenmekteydi.

    Bu arada Mustafa Kemal Paşa Yıldızeli ve Zilede bulunan bazı kişileri
    uyarma ve olumlu fikirler aşılamak için bunların lideri konumunda
    bulunan Çelebi Efendinin harekete geçirilmesi istemiştir. Bununla ilgili
    olarak Mucur Askerlik Şubesi Başkanlığına talimat gönderilmiştir. TBMM
    üyesi olan Bektaşi Şeyhi Çelebi Efendi hasta olduğunu beyan ederek böyle
    bir yardıma katılamayacağını ifade etmiştir. Ankara çevresinde bulunan
    kuvvetlerin Düzce isyan bölgesine gönderilmesi Sivastaki 3. Kolordunun
    önemli bir kısmının da Pontuşçuları takip etmesi eldeki diğer taburların
    da ancak şehirlerin iç emniyetini koruyacak durumda olması nedeniyle
    isyan bastırılamamış Sivas ve Tokat gibi büyük şehirler de tehlikeye
    düşmüştür. Bunun üzerine İsmet Paşa Kazım Karabekir Paşaya bir telgraf
    göndererek isyanın bastırılması için süvari birliği istemişse de
    doğudaki Ermeni Meselesi yüzünden bu birlik gönderilememiştir. Duruma
    müdahale etmek için Gaziantep çevresinde bulunan Kılıç Ali Bey 80 kadar
    adamıyla beraber 1 Haziran 1920de Yozgata gönderilmiştir. Mehmet Hulusi
    Efendi Yozgata gelen Kılıç Ali Beye Çapanoğullarının tutumlarını
    anlatmış Kılıç Ali Bey de bir tedbir olması amacıyla kendisine
    anlatılanları Ankara?ya bildirmiştir. Celal ve Edip Beylerin evlerini de
    göz hapsinde tutmaya başlamıştır. Yozgatta olup bitenleri öğrenen
    Çapanoğlu Halit Bey oturduğu Arapseyfi Köyünden Yozgata gelmeye karar
    verince işlerin büyüyeceğinden endişelenen Kılıç Ali Bey müfrezesini
    alarak Boğazlıyana çekilmiştir. Mustafa Kemal Paşa Çapanoğullarının
    tutumlarından tatsız bir sonuç çıkmaması için Yozgat Mebuslarından;
    Çapanoğullarının memleketin içinde bulunduğu durumu anlatmalarını ve bu
    yanlış tutumlarından vazgeçmelerini sağlamalarını istemiştir. Bunun
    üzerine Süleyman Sırrı ve Rıza Beyler Yozgata gelmişler durumu
    Çapanoğullarına anlatmışlarsa da onları ikna edememişlerdir. Bu tavır
    üzerine olaya karışan Çapanoğullarının tutuklanarak Ankaraya
    gönderilmesi istenmiştir.

    Erkan-ı Harbiye-yi Umumiye Reisi Albay İsmet 7 Haziran 1920de Sivas?taki
    3. Kolordu Komutanı Albay Selahattin Beye bu tutuklama emrinin yerine
    getirilmesi için duyuruda bulunmuş Selahattin Bey de görevin ifası için
    Yozgat Mutasarrıf Vekili Arif Hikmek Beyi görevlendirmiştir. Arif Hikmet
    Bey Çapanoğullarının adamı olduğundan bu haberi Celal ve Edip Beylere
    duyurması üzerine bu kişiler 8 Haziran 1920de ailelerini de yanlarına
    alıp Yozgatı terkederek Sorgun (Köhne)a giderek küçük kardeşleri Halit
    Beyin güçleriyle birleşmişlerdir. Ertesi gün Yozgatta sıkıyönetim ilan
    edilir ve Komutanlığına da Kılıç Ali Bey getirilmiştir. Yozgatın dışında
    bulunan ve isyan etmeye karar veren Çapanoğulları yanlarına taraftar
    toplarken Tokat ve Zile dışında bulunan Postacı Nazım ile de irtibat
    kurmak suretiyle ondan yardım almayı düşünürler. Çapanoğulları 13
    Haziran 1920de Sorgunu 14 Haziranda da Yozgatı ele geçirirler. Yozgata
    giren kişilerin elebaşıları arasında Çapanoğlu Celal ve Edip Beyler ile
    Halit Hakkı Salih Şekip Mahmut İhsan ve Muhlis gibi kişiler de
    bulunmaktaydı. Zaten olayı organize edenler de bunlardı. İsyancılar
    23-24 Haziranda Boğazlıyana saldırarak Kılıç Ali Beyin buradan
    çekilmesine neden olurlar. Bu olay isyancılara cesaret vermiş çevreden
    kendilerin yeni katılımlar olmasını sağlamıştır. Asilerden bir grup da
    16 Haziranda Alacayı ele geçirir.

    Çerkez Ethem Yozgata tamamen hakim olduktan sonra Hıyanet-i Vataniye
    Kanununa dayanarak bir Askeri Mahkeme kurarak rolü bulunanları
    cezalandırmıştır. Çerkez Ethem Yozgattan kaçan isyancıların Alacada
    toplandığı haberini alınca Yozgatta 200 kişilik bir kuvvet bırakarak
    24-25 Haziran 1920 gecesi Alacayı kuşatmış ertesi günü de kazaya hakim
    olmuştur. Alacada tutunamayacaklarını anlayan asiler bu defa da
    savunması daha elverişli olan Yozgat-Alaca yolu üzerinde sarp bir
    boğazda bulunan Arapseyfide toparlanmaya başlamışlardır. Asilerin
    düşüncesi Ethemin asıl kuvvetlerinin Alacada bulunması sebebiyle
    Alacadan Yozgata dönerken bu geçitte onu pusuya düşürerek yenmekti. Bu
    durumun farkında olan Ethem Alacada iki gün kalarak asilerin tamamının
    Arapseyfide toplanması için onlara zaman kazandırmak istemiştir. Çerkez
    Ethem böylece asilerin hepsini bertaraf edecekti.

    Nihayet 27 Haziran günü Alacadan ayrılan Ethem önden küçük bir kuvveti
    ileri sevk ederek asillerin mevzîlendiği yerleri tespite çalışmıştır.
    Durum Ethemin düşündüğü gibi gerçekleşince boğazın etrafını sararak
    asileri iki ateş arasında bırakıp direnişlerini bertaraf etmiştir.
    Böylece asilerin direnme gücü Arapseyfide kırılmıştır. Mustafa Kemal
    Paşa Etheme bir telgraf göndererek onun bu başarısını kutlamıştır.
    Çerkez Ethem Arapseyfide asilerin direnişini kırdıktan sonra arta
    kalanların da ortadan kaldırılması için 27 Haziran 1920de Çolak İbrahim
    komutasındaki 2. Kuvve-Seyyare kuvvetleri batıdan ve Albay Refet
    Kuvvetleri kuzeyden gelerek bölgenin emniyete kavuşmasını sağlamışlardır.


Benzer Konular

  1. Cevaplar: 16
    Son Mesaj: 09-21-2013, 01:37
  2. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 12-18-2012, 16:05

Bu Konudaki Etiketler

135421ktor2548 Kırmızı alandaki rakam ve harfleri girin

Osmanlı zamanında Yozgat ve Çapanoğulları Yer İstanbul , 34, TR incelenme 1540 kişi oylama: 4.5 / 5
Yukarı Fırlat